Poon Lim Atlas Okyanusu'nda Tek Başına 133 Gün Hayatta Kaldı
Kasım 1942'de bir Alman denizaltısının batırdığı Benlomond gemisinden yalnızca bir kişi kurtuldu: Hainanlı genç kamarot Poon Lim. Yanından geçen gemiler onu almadı, onu gören uçak fırtınada kayboldu. El fenerinin yayından olta yaptı, yağmur suyu topladı, bir köpekbalığıyla boğuştu ve 133 gün sonra Brezilya kıyısında balıkçılar tarafından bulundu.
Nisan 1943'ün ilk günleri, Brezilya'nın Pará kıyısı. Salinas kasabasının doğusunda denize açılmış üç Brezilyalı balıkçı, kıyı açıklarında, dalgaların arasında bir sal görüyor. Salın üzerinde, güneşten kararmış, bir deri bir kemik kalmış genç bir adam var. Adam bir yılbaşını, bir Çin yeni yılını ve dört ayı Atlas Okyanusu'nun ortasında, tek başına geçirmişti. Adı Poon Lim'di. Batırılan gemisinin tek kurtulanıydı ve 133 gündür denizdeydi.
Hainan'dan denize
Poon Lim 8 Mart 1918'de, Çin'in güneyindeki Hainan adasında, Wenchang ilçesine bağlı Qishan köyünde doğdu. Ailesi köylüydü; babası köy köy dolaşan bir dövüş sanatları öğretmeniydi. Poon 1936'da, 18 yaşındayken, o dönem İngiliz yönetimindeki Hong Kong'a gönderildi ve orada gemici olarak yetiştirildi.

İkinci Dünya Savaşı başladığında Poon, İskoç Ben Line şirketinin yük gemisi Benlomond'da ikinci kamarot olarak çalışıyordu. 1922'de İngiltere'nin West Hartlepool tersanesinde yapılmış, 6.630 tonluk, Leith limanına kayıtlı bir buharlı gemiydi bu. Subayları İngiliz, mürettebatının çoğu Çinliydi. Gemide düşman saldırısına karşı top ve onu kullanan sekiz topçu vardı.
İki torpido, iki dakika
Kasım 1942'de Benlomond, Port Said'den Cape Town ve Paramaribo üzerinden New York'a gidiyordu. Ambarları boştu, yalnızca denge yükü taşıyordu ve yanında koruma gemisi yoktu. 23 Kasım günü saat 14.10'da, Brezilya kıyısının yaklaşık 400 kilometre kuzeyinde, Komutan Carl Emmermann'ın yönettiği Alman denizaltısı U-172 gemiyi iki torpidoyla vurdu.
Poon o sırada kamarasındaydı. Can yeleğini kaptı ve filika istasyonuna koştu. İki subay ile bir gemici filikalardan birini yerinden kaldırmış, suya indirmek üzereydi. Tam o anda bir dalga Poon'u güverteden denize attı. Benlomond vurulduktan yaklaşık iki dakika sonra battı ve batarken Poon'u da suyun altına çekti. Su yüzüne çıktığında etrafında yalnızca birkaç tahta parçası yüzüyordu. Birine tutundu.
Denizaltı su yüzüne çıktı. Mürettebatı Poon'u gördü ama onu almadı; gülerek el sallayıp uzaklaşmasını işaret etti. Poon yaklaşık iki saat suda kaldıktan sonra boş bir ahşap cankurtaran salı buldu ve üzerine tırmandı. Uzakta dört beş kişinin bulunduğu başka bir sal gördü. Oradakiler el sallayıp onu yanlarına çağırdı; Poon onların geminin topçuları olduğunu düşündü. Ama salını yürütecek bir şeyi yoktu ve iki sal birbirinden uzaklaşıp gözden kayboldu. Geminin 54 kişilik mürettebatından Kaptan John Maul dahil 53 kişi ölmüştü.

Salda tek başına
Sal yaklaşık 2,4 metre boyundaydı. Üzerinde bir kutu içinde 45 litre tatlı su, altı kutu gemi peksimeti, yaklaşık bir kilo çikolata, on kutu pemikan denen kurutulmuş et karışımı, beş kutu konserve süt, bir şişe limon suyu, işaret fişekleri, iki duman kutusu ve bir el feneri vardı. Poon yiyeceği ve suyu idareli kullandı. Yiyecek yaklaşık 55 gün yetti, su ondan 15 gün kadar sonra bitti.
Poon iyi yüzme bilmiyordu. Denize düşerse diye çoğu zaman bileğini bir iple sala bağlıyordu. Salda dört direk ve bir branda vardı; bunları gölgelik olarak kurdu. Branda hem güneşten koruyor hem de yağmur yağınca suyu topluyordu. Günleri önce bir ipe düğüm atarak saydı. Bir süre sonra saymanın anlamı olmadığına karar verdi ve yalnızca dolunayları saymaya başladı.
Yıllar sonra verdiği bir röportajda o günleri anlatırken umudunu hiç kaybetmediğini söyleyecekti. Kendini meşgul tutuyor, Hainan'daki çocukluğunu düşünüyor, geleceği planlıyor, alet yapıyordu.
Görüp de geçenler
Kurtarılma fırsatı birkaç kez çok yaklaştı. Poon'un anlattığına göre yedinci gün civarında bir yük gemisi bir mil kadar yakınından geçti. Duman kutularını yaktı, gemi durmadı. Sonraki haftalarda da yük gemilerinin tayfaları onu gördü, İngilizce bağırmasına rağmen ne onu aldılar ne de selamladılar. Poon bunun Asyalı olmasından, belki Japon denizci sanılmasından kaynaklandığını düşünüyordu. Başka bir açıklama da vardı: O yıllarda Alman denizaltılarının, kurtarmak için duran gemileri vurmak üzere salın üzerine yem olarak bir kazazede bıraktığı söylentisi dolaşıyordu.
Bir iki kez ABD Donanması'nın devriye uçakları da onu gördü. Uçaklardan biri yerini belirlemek için denize bir işaret şamandırası attı ve Brezilya'nın Belém kentindeki Amerikan deniz yetkililerine haber verdi. Ama aynı sırada bölgeye bir fırtına girdi ve Poon yeniden kayboldu.
El fenerinden olta
Yiyecek bitince Poon kendi başının çaresine baktı. El fenerinin yayını söküp oltaya çevirdi, kenevir halatı çözerek misina yaptı, peksimet kırıntılarını yem olarak kullandı. Daha sağlam bir olta için salın tahtalarından bir çivi söktü. Pemikan kutusunun bir parçasından bıçak yaptı. Küçük bir balık yakaladığında onu yem yapıp daha büyüklerini tutuyordu. Martılar salına konduğunda onları yakaladı; etlerini deniz suyunda tuzlayıp güneşte kuruttu.

Bir gün köpekbalıklarını gördü. Martı artıklarını yem yaptı, misinasını iki kat ördü, ellerini brandaya sardı ve bir köpekbalığını sala çekti. Hayvan üzerine saldırınca su kabıyla vurarak onu öldürdü. O günlerde yağmur yağmamıştı ve suyu yoktu. Köpekbalığını kesip karaciğerinin kanını içerek susuzluğunu bastırdı, yüzgeçlerini güneşte kuruttu.
Üzerindeki giysilerden yalnızca gömleği ile atleti kalmıştı. Limon suyu şişesinin sarılı olduğu çuval bezinden kendine bir etek yaptı.
Suyun rengi değişti
Nisan 1943'te Poon, denizin artık okyanusun koyu mavisi olmadığını fark etti. Kıyıya yaklaştığını anladı. Akıntı onu batıya doğru yaklaşık 1.200 kilometre sürüklemişti. Nisan'ın ilk günlerinde üç Brezilyalı balıkçı onu Pará kıyısı açıklarında buldu. Poon dokuz kilo kadar zayıflamıştı.
Balıkçılar onu üç gün sonra Belém'e çıkardı. 10 Nisan'da İngiltere'nin Pará konsolosu Londra'daki Savaş Taşımacılığı Bakanlığı'na telgraf çekerek Benlomond'un batıp batmadığını sordu. Gemiden geriye bir tek Poon kalmıştı. Brezilya'da bir hastanede yattı, sonra konsolosluğun ayarlamasıyla Miami ve New York üzerinden yola çıktı.

Bir madalya, bir de ayna
16 Temmuz 1943'te New York'taki Denizciler Kilisesi Enstitüsü'nde bir tören yapıldı. İngiliz konsolos vekili Poon'a Kral VI. George'un kendisine İngiliz İmparatorluğu Madalyası vereceğini bildirdi. Madalyanın gerekçesinde Poon'un sal üzerindeki uzun ve tehlikeli yolculukta olağanüstü cesaret, dayanıklılık ve beceri gösterdiği yazıyordu. Aynı törende Ben Line şirketi ona altın bir kol saati hediye etti. Kendisine o güne dek kimsenin bir salda bu kadar uzun süre hayatta kalmadığı söylendiğinde Poon, kimsenin bu rekoru kırmak zorunda kalmamasını umduğunu söyledi.
Birkaç gün sonra ABD Donanması da onu dinledi. Tuğamiral Julius Furer'e el fenerinin yayından oltayı nasıl yaptığını gösterdi. Donanmanın kurtarma donanımı komitesinin uzmanları, bir tercüman aracılığıyla onunla uzun uzun konuştu. Amaç, onun deneyiminden gelecekteki kazazedelere yarayacak bilgiler çıkarmak ve kurtarma donanımını geliştirmekti. Furer de ona komitenin geliştirdiği, hava ve deniz birliklerinde kullanılması önerilen, sertleştirilmiş camdan bir işaret aynası verdi.

Onu suda bırakıp giden U-172 ise 13 Aralık 1943'te Atlas Okyanusu'nda Amerikan gemi ve uçaklarıyla girdiği çatışmadan sonra mürettebatı tarafından batırıldı; 13 denizci öldü, 46'sı kurtuldu.
Kotaya takılan kahraman
Poon savaşın geri kalanında New Jersey'de Curtiss-Wright'ın uçak fabrikasında çalıştı. Fabrika savaş bitince kapandı ve o yeniden denize döndü. ABD Donanması'na katılmak için başvurdu; düztaban olduğu için kabul edilmedi.
Amerika'ya yerleşmek istiyordu ama Çinli göçmenler için ayrılan kota dolmuştu. Ünü ve Senatör Warren Magnuson'un yardımıyla özel izin aldı, 1952'de ABD vatandaşı oldu. Aynı yıl eski bir gemi arkadaşının kızıyla evlendi; üç kızı ve bir oğlu oldu. Vatandaş olduktan sonra Çin Halk Cumhuriyeti'ne gidemiyordu; anne ve babasını görmek için onlardan Hong Kong'a gelmelerini istedi.
Poon, United States Lines şirketinin gemilerinde çalışmaya devam etti ve 1983'te baş kamarot olarak emekli oldu. 1978'de verdiği röportajda Brooklyn'de eşi ve dört çocuğuyla yaşadığını, üç kızının üniversiteye gittiğini anlatıyordu. O sırada Pasifik'te Honolulu, Guam, Hong Kong ve Yokohama arasında sefer yapan bir yük gemisinde çalışıyordu. Okyanus onun için hâlâ bir iş yeriydi.
Bugün
Poon Lim 4 Ocak 1991'de, 72 yaşında, New York'un Brooklyn semtinde öldü.
Onun hikâyesi İngiliz deniz kuvvetlerinin hayatta kalma el kitaplarına girdi. Bilimkurgu yazarı Alfred Bester, uzay boşluğunda mahsur kalan bir adamla açılan romanı The Stars My Destination'ı yazarken onun yaşadıklarından yola çıktığını anlattı. Sonraki yıllarda denizde daha uzun süre kayıp kalanlar oldu: Meksikalı üç balıkçı 2005-2006'da bozulan teknelerinde aylarca sürüklendi, Salvadorlu balıkçı José Salvador Alvarenga Pasifik'te 400 günü aşkın süre kayboldu. Ama onlar teknedeydi. Bir cankurtaran salında tek başına 133 gün hayatta kalma rekoru hâlâ Poon Lim'e ait.
Hainan'ın bir köyünden çıkıp denize açılan genç kamarot, onu görüp de geçen gemilerin, gülerek uzaklaşan denizaltının ve kaybolan uçağın ardından okyanusta yalnız kalmıştı. El fenerinin yayından olta, bir branda parçasından yağmur kabı yaptı; günleri saymayı bırakıp dolunayları saydı. Sonra yaşadığı her şeyi, kimsenin bir daha aynı denemeden geçmemesi dileğiyle anlattı.
Kaynaklar
- "Poon Lim", "Carl Emmermann", Vikipedi (İngilizce)
- Guðmundur Helgason, "Benlomond" ve "Crew list: Benlomond", uboat.net
- Margie Lew, "Faith, Hope – and Survival" (Poon Lim ile röportaj, 22 Eylül 1978), Gum Saan Journal, Güney Kaliforniya Çin Tarih Derneği
- ABD Donanması fotoğraf kayıtları 80-G-42356 (21 Temmuz 1943) ve 80-G-77014 (Ağustos 1943) ile açıklamaları, ABD Ulusal Arşivleri / ABD Donanması Ulusal Müzesi
- ABD Donanması fotoğraf kaydı 80-G-208207 (U-172, 13 Aralık 1943) açıklaması
- "潘濂先生的传奇" (Poon Lim'in efsanesi), New York Hainan Hemşehrileri Derneği, 2025
- Hikâyedeki kişiler gerçek adlarıyla anılmıştır. İngilizce sözler tırnak kullanılmadan özetlenerek Türkçeye aktarıldı. Kaynaklar çelişiyor: kurtarılma günü (Vikipedi'ye göre 5 Nisan, ABD Donanması kaydına göre 4 Nisan, uboat.net'e göre 8 Nisan, Hainan derneğine göre 6 Nisan 1943), salda geçen gün sayısı (133; 1943 gazete haberlerinde 132, Donanma kaydında 131), kurtarıldığı yerin kıyıya uzaklığı (Vikipedi'ye göre yaklaşık 9 deniz mili, 1978 röportajına göre 50 mil), salından taşınarak mı kendi yürüyerek mi indiği, Brezilya'da hastanede kaldığı süre (iki hafta, 35 gün ya da 45 gün), madalyayı Buckingham Sarayı'nda mı aldığı (1978 röportajı) yoksa kendisine New York'taki törende mi bildirildiği. 1978 röportajında gemiyi batıran denizaltı İtalyan olarak geçiyor; gemi kayıtlarına göre Alman U-172'dir. Mürettebat sayısı uboat.net'te 54, Vikipedi'de kaptanla birlikte 53 ölü ve bir kurtulan olarak veriliyor.
