İçeriğe geç
Sağlık Zor Gün Dostu

Denize Girmeyi Özleyen Anneye Oğlundan Böbrek

On iki yıldır böbrek hastası, yedi yıldır diyalize bağlı bir anne, oğluna denize girmeyi çok özlediğini söyledi. Yirmi bir yaşındaki oğul o gün kararını verdi; ailesinin itirazına rağmen böbreğini annesine bağışladı. Bursa'daki ameliyattan dört gün sonra anne "Ben hayatıma geri döndüm" diyordu.

Denize Girmeyi Özleyen Anneye Oğlundan Böbrek

Balıkesir. Kırk yedi yaşındaki Nurten, oğlu Emre'yle birlikte denize bakıyor. On iki yıldır böbrek hastası, yedi yıldır diyalize bağlı. Oğluna dönüp çok basit bir şey söylüyor: denize girmeyi çok özlemiştir. Yirmi bir yaşındaki Emre o gün bir karar verecek.

2011: Böbrekler susuyor

Nurten'in böbrekleri 2011'de iflas eder. Böbrek yetmezliğinde vücut, kanı kendi kendine temizleyemez; bu işi bir makine ya da bir tedavi yöntemi üstlenmek zorundadır. Hastanın önünde iki yol vardır: diyaliz ya da nakil.

Nurten'in hayatının yedi yılı diyalizle geçer. Önce altı yıl boyunca periton diyalizi uygulanır. Bu yöntemde karın boşluğuna bir kateterle özel bir sıvı verilir, karın zarı süzgeç gibi çalışır ve sıvı belirli aralıklarla değiştirilir. Tedavi evde yapılabilir ama hayatın her gününü bu değişimlere göre ayarlamak gerekir.

Altı yılın sonunda periton diyalizi yetmez hâle gelir. Son bir yıl Nurten hemodiyalize geçer: haftada birkaç kez saatlerce bir makineye bağlanır, kanı makinede temizlenip geri verilir. Doktorların sonradan anlatacağına göre, yıllar süren tedaviler bir süre sonra vücudunda ciddi sıkıntılara yol açmaya başlamıştır.

Diyaliz makinesine bağlı bir hasta
Hemodiyaliz tedavisi gören bir hasta (hikâyedeki kişi değildir). Fotoğraf: Anna Frodesiak · CC0, Wikimedia Commons (Patient receiving dialysis 03.jpg)

Makineye bağlı bir anne

Emre, annesinin hastalığı başladığında on yaşındadır. Çocukluğu, annesini makineye bağlı görerek geçer. Yıllar sonra bunu kendisi için bir travma olarak anlatacaktır.

On sekiz yaşına kadar böyle bir çözüm aklına gelmez; organ nakli hakkında pek bir şey bilmez. Annesinin kadavradan böbrek beklediğini bilir. Nurten, tedavi gördüğü Bursa'daki hastanede kaydını yaptırmış, sırasını beklemektedir. Ama aile pek umutlu değildir. Emre'nin sözleriyle, organ bağışı az olduğu için sıranın kendilerine geleceğini pek düşünmezler.

Türkiye'de bu bekleyiş binlerce aileye tanıdıktır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2023 yılının sonunda organ nakli bekleyen 32.863 kişi vardı; bunların 24.551'i böbrek bekliyordu.

Denize bakılan gün

Edremit Körfezi'nin doğu yakası
Balıkesir'in Edremit Körfezi (ailenin yaşadığı kasaba değildir). Fotoğraf: Allen Turner · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Edremit Körfezi, doğu manzara - panoramio.jpg)

Emre'nin ailesi bir körfez kasabasında büyümüştür. Bir gün anne oğul birlikte denizi seyrederken Nurten oğluna dönüp denize girmeyi çok özlediğini söyler.

Emre, gazetecilere o günü anlatırken kararını orada verdiğini söyleyecektir: "O gün karar verdim."

Ama karar kolay gelmez. O gece uzun uzun düşünür. Kendi yaşındaki gençlerden bir eksiği kalır mı, gençliğinden bir şey kaybeder mi, güzel yıllarını tehlikeye atar mı? Sonunda kendi cümlesiyle şu sonuca varır: "Ama bu kişi annemdi ve her şeyden önce bir candı."

Önce annesine soruyor

Emre kararını ilk olarak annesine açar. Ailesi ve arkadaşları başlangıçta bu bağışa karşı çıkar. Yirmi bir yaşında bir gencin bir böbreğini vermesi, çevresindekilerin kolayca kabul edebileceği bir şey değildir.

Annesinin tepkisini Emre şöyle hatırlar: Nurten'in gözleri dolar ve oğluna "Sen beni yaşatacaksın. Sen annene can vereceksin" der.

Hastanedeki organ nakli koordinatörleri Emre'nin yanında olur. Gerekli tetkikler yapılır; anne ile oğlun nakil için uygun olduğu anlaşılır.

Bursa'daki ameliyat

Bursa şehri ve Uludağ
Uludağ eteklerinde Bursa, havadan görünüm. Fotoğraf: GrandEscogriffe · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Uludağ and Bursa from plane.jpg)

Ameliyat, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılır. Ekibin başında hastanenin organ nakli sorumlu cerrahı Prof. Dr. Murat Demirbaş vardır.

Emre'nin böbreği laparoskopik, yani kapalı yöntemle alınır. Bu yöntemde büyük bir kesi açılmaz; ameliyat küçük deliklerden kamerayla yapılır ve iyileşme daha hızlıdır. Demirbaş'ın anlattığına göre Emre, ameliyatın ertesi günü taburcu olabilecek durumdadır.

Böbrek annesine nakledilir. Nurten'in vücudu yeni böbreği kabul eder.

Prof. Dr. Demirbaş, bu naklin kendileri için de alışılmış bir olay olmadığını söyler: "Oğlunun annesine böbrek vermesi çok gördüğümüz bir olay değildir." Kadavradan organ çıkmayınca canlı verici arandığını, sonunda bunun gerçekleştiğini anlatır.

Emre ise ameliyathanedeki ekiple ilişkisini kısaca anlatır: "Ameliyata giren doktorlarımızla ağabey-kardeş diyaloğumuz oldu."

Dört gün sonra

Ekim 2023'ün ilk haftası. Anne ve oğul ayağa kalkmış, yürümeye başlamıştır. Nurten, gazetecilere ameliyatının üzerinden dört gün geçtiğini, sağlığının çok iyi olduğunu söyler.

Ardından bekleyen başkalarını hatırlatır: "Ben hayatıma geri döndüm. Benim gibi bekleyen tüm hastalar da hayatlarına dönebilsinler."

Anne ile oğlun nakilden önceki ve sonraki takiplerini yapan nefroloji uzmanı Prof. Dr. Serdar Kahvecioğlu, ikisinin de durumunun iyi olduğunu söyler. Naklin bir hastanın hayatında neyi değiştirdiğini şöyle anlatır: "Organ naklinden sonra, toplumdan yardım alan yerine, topluma yardım eden insanlar haline geliyor hastalarımız."

Balıkesir Saat Kulesi
Balıkesir Saat Kulesi. Fotoğraf: Hustle77 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (BalıkesirSaatKulesi.jpg)

Demirbaş, anne ile oğlu aynı gün Balıkesir'e taburcu edeceklerini açıklar.

Emre'nin beklentisi sadedir: annesi eski hâline dönebilecek, kendisi de hayatına kaldığı yerden devam edecektir. Haberin başlıklarından birine taşınan cümle de onundur: annesi artık denize girebilecektir.

Bekleyen otuz bin kişi

Emre ile Nurten'in hikâyesi mutlu bitti. Ama Nurten'in yıllarca beklediği kadavra sırası, Türkiye'de binlerce kişi için hâlâ açık bir yara.

Nakil haberini veren gün Prof. Dr. Kahvecioğlu da bu tabloya dikkat çeker: "Ülkemizde yaklaşık 30 bin civarında organ bekleyen insan var." Bu insanların her biri, Nurten gibi, haftanın birkaç gününü bir makinenin başında ya da evde sıvı değiştirerek geçiriyor; telefonun bir gün çalmasını bekliyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024'ün sonunda nakil bekleyenlerin sayısı 33.589'a, böbrek bekleyenlerinki 25.438'e çıktı. Aynı yıl yapılan 3.468 böbrek naklinin 3.121'i canlı vericiden, yalnızca 347'si beyin ölümü gerçekleşen kişilerden, yani kadavradan yapıldı. Ekim 2025'te 32.936 kişi organ bekliyordu; 25.651'i böbrek hastasıydı.

Bu rakamların anlamı şu: Türkiye'de böbrek nakillerinin büyük çoğunluğu, Emre gibi bir yakının verdiği organla yapılıyor. Böyle bir yakını olmayan ya da yakını uygun olmayan hastalar için tek umut, beyin ölümü gerçekleşen birinin ailesinin vereceği karardır.

Bilmek istedikleriniz

Türkiye'de organ bağışı hastanelerin organ nakli koordinatörlüklerine, il sağlık müdürlüklerine ya da e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. Bağış kararını ailenize anlatmanız önemli: beyin ölümü durumunda son söz aileye ait. Canlı vericilik ise yakın akrabalar arasında, ayrıntılı tıbbi ve psikolojik değerlendirmeden sonra yapılıyor; tek böbrekle yaşayan sağlıklı bir yetişkin, düzenli kontrollerle normal hayatını sürdürebiliyor.

Kaynaklar

  • DHA, "7 yıldır diyalize giren annesine böbreğiyle 'can' oldu" (5 Ekim 2023)
  • TGRT Haber, "Oğlundan alınan böbrekle hayata tutundu" (5 Ekim 2023)
  • Ensonhaber / DHA, "Balıkesir'de 7 yıldır diyalize giren annesine böbreğini verdi: Annem artık denize girebilecek" (5 Ekim 2023)
  • Sağlık Aktüel, "Balıkesirli genç, diyaliz hastası annesi denize girebilsin diye böbreğini verdi" (5 Ekim 2023; Bursa İl Sağlık Müdürlüğü açıklaması)
  • Anadolu Ajansı, "Türkiye'de 32 bin 936 kişi organ nakli olmayı bekliyor" (7 Kasım 2025; Sağlık Bakanlığı verileri)
  • Hikâyedeki kişilerin adları değiştirilmiştir.

Zor Gün Dostu

Bu yazarın bütün yazıları

İlgili yazılar