Trabzonlu Boncuk Sahibini Altı Gün Hastane Kapısında Bekledi
Ocak 2021'de Trabzon'da 68 yaşındaki Cemal Şentürk'ü taşıyan ambulansın peşinden dokuz yıllık köpeği Boncuk koştu. Eve götürüldükçe kaçıp geri geldi, altı gün boyunca her sabah dokuzda hastanenin kapısına oturdu. Kavuşmaları dünya basınına, oradan Japonya'ya kadar uzandı.
14 Ocak 2021'de Trabzon'da bir ambulans hastaneye doğru yola çıkar. İçinde 68 yaşındaki Cemal Şentürk vardır. Ambulansın arkasından bir köpek koşar. Sonraki altı gün boyunca o köpek her sabah aynı kapının önüne gelecek, akşam karanlık çökene kadar orada bekleyecektir. Adı Boncuk'tur.
Dokuz yıllık arkadaş
Boncuk, Cemal Şentürk'ün dokuz yıllık köpeğidir. Şentürk bunu birkaç gün sonra hastanede gazetecilere kendi sözleriyle anlatacaktır: "9 yıldır benimle birlikte Boncuk." İkisi o kadar uzun zamandır birliktedir ki köpek, sahibinin gittiği yere gitmeye alışmıştır.

Haberlerde Boncuk'un nereden geldiği, Şentürk'ün onu nasıl bulduğu yazmaz. Yazan tek şey, bu dokuz yılın ikisini birbirine sıkı sıkıya bağladığıdır. Ocak 2021'in o gününe kadar bu bağ yalnızca ailenin ve komşuların bildiği bir şeydir.
Ambulansın peşinde
14 Ocak'ta Şentürk rahatsızlanır. Associated Press'in haberine göre beyninde emboli, yani damar tıkanıklığı vardır. Ambulans çağrılır, Şentürk Medical Park Trabzon Karadeniz Hastanesi'ne kaldırılır.
Ambulans yola çıktığında Boncuk da yola çıkar. Aracın peşinden koşar ve hastanenin giriş kapısına kadar gelir. Sahibi içeride tedaviye alınırken o dışarıda, kapının önünde kalır.
Aile köpeği orada bırakmak istemez. Şentürk'ün kızı Boncuk'u alıp eve götürür. Ama ertesi gün köpek yine hastanenin önündedir. Bu birkaç kez tekrarlanır. Kızı Demirören Haber Ajansı'na durumu şöyle anlatır: "5 gündür buraya geliyor. Biz eve götürsek de kaçıp kaçıp buraya geliyor."
Sabah dokuzda kapıda
Hastanenin güvenlik görevlileri kısa sürede Boncuk'un saatini ezberler. Bir güvenlik görevlisinin Associated Press'e anlattığına göre köpek her gün sabah dokuz sularında gelir ve hava kararana kadar bekler. İçeri girmez; kapı açıldığında yalnızca başını içeri uzatır.
Aynı görevli Demirören Haber Ajansı'na da beklemenin ne olduğunu anlatır: "Sadece sahibini bekliyor. Sahibi de bazen yanına gelip onu teselli edip gidiyor." Şentürk, durumu elverdiğinde aşağı inip köpeğiyle kısa bir süre görüşür, sonra odasına döner. Boncuk ise kapıdaki yerine.
Hastane çalışanları da bu bekleyişe ses çıkarmaz. Zaman zaman köpeğe yemek verirler. Hastanenin kurumsal tanıtım müdürü, köpeğin kimse için tehlike oluşturmadığını söyler ve ekler: "Sahibiyle arasında olan ilişki burada herkesin dikkatini çekti."
Üç yıl sonra Habertürk'te yayımlanan haberde bir ayrıntı daha anlatılır: Boncuk bir gün güvenlik görevlilerini aşarak hastanenin içine girmiş ve Şentürk'ün odasına kadar ulaşmıştır. Güvenlik görevlisinin o günlerde verdiği bilgiyle bu anlatım örtüşmez; ikisi de kayıtlarda böyle durur.
Hastanede yatan Şentürk de köpeğini merak etmektedir. 19 Ocak'ta Demirören Haber Ajansı'na şunu söyler: "Ben de özlüyorum onu. O da bana alışkın zaten."
Tekerlekli sandalyede kavuşma
20 Ocak Çarşamba günü, hastaneye kaldırılışının altıncı gününde, Şentürk'ün durumu düzelir. Bir görevli onu tekerlekli sandalyeyle hastanenin kapısına çıkarır. Boncuk sahibini görür görmez sandalyenin yanına koşar, kuyruğunu sallar, sevilmek için üstüne doğru sıçrar.
Associated Press muhabirine konuşan Şentürk duygusunu sade bir cümleyle anlatır: Bu, insanı çok mutlu ediyor; köpek onlara bir insan kadar yakındır. Aynı gün taburcu edilir ve Boncuk'la birlikte eve döner.
Dünyanın konuştuğu köpek
Hikâye ilk olarak Demirören Haber Ajansı'nın haberiyle duyulur. Birkaç gün içinde Trabzon'un sınırlarını aşar. CNN Türk'ün 22 Ocak 2021'de aktardığına göre Washington Post, The Guardian, New York Daily News ve Associated Press haberi yayımlar. Amerika'da NBC'nin sabah programı Today da Boncuk'u haberleştirir.
Haberlerin çoğunda aynı fotoğraflar vardır: cam kapının önünde oturan, gözü içeride bir köpek. Okurların ilgisini çeken de büyük bir olay değil, bu basit bekleyiştir. Bir köpek, sahibinin nerede olduğunu bilir ve oradan ayrılmaz.
Trabzon'un Hachikō'su
Türk basını Boncuk'a kısa sürede bir lakap bulur: Trabzon'un Hachikō'su. Hachikō, Japonya'nın en ünlü köpeğidir. Sahibi Tokyo İmparatorluk Üniversitesi'nde ziraat mühendisliği profesörü Hidesaburō Ueno, 21 Mayıs 1925'te ölür. Hachikō bundan sonra neredeyse her gün Shibuya İstasyonu'na gidip sahibinin dönmesini bekler. Bu bekleyiş 8 Mart 1935'te köpeğin ölümüne kadar, yaklaşık dokuz buçuk yıl sürer. İstasyonun önüne 1934'te, Hachikō daha hayattayken bronz bir heykeli dikilir.

Benzetme Japonya'da da karşılık bulur. Hürriyet'in haberine göre Japon televizyon kanalı TV Asahi, Boncuk'un hikâyesini programlarından birinde anlatır. Hastanenin genel müdürü Japon televizyonuna Boncuk'un dünya genelinde vefanın ve sevginin güzel bir sembolü hâline geldiğini söyler. Hastane olarak bu kadar büyük bir ilgiyi beklemediklerini de ekler. En Son Haber'in aktardığına göre köpeğin her gün gelişini, ağlamasını ve sahibine kavuştuğundaki sevincini kendi gözleriyle gördüklerini anlatır.
Karadeniz'de bir bekleyiş daha
Boncuk'un hikâyesinden iki ay sonra benzeri yine Karadeniz'de, bu kez Ordu'da yaşanır. Altınordu ilçesinin Şahicili Mahallesi'nde oturan 81 yaşındaki bir adam, 13 Mart 2021'de evinde Kayserispor-Galatasaray maçını izlerken kalp krizi geçirir. Ailesinin çağırdığı sağlık ekipleri 20 dakika boyunca müdahale eder, ardından onu Ordu Devlet Hastanesi'ne kaldırır. Ameliyata alınır, yoğun bakımda tedavi görür ve kısmi felç geçirir.

Ailenin köpeği Pamuk, çocuklarla birlikte hastaneye gelir ve giriş kapısının önüne yerleşir. Orada 14 gün kalır. Oğlunun anlattığına göre köpek karnını doyurmak için gidip yeniden kapıya döner, sahibini yalnız bırakmaz. Hastane çalışanları da ona yemek verir; bir personel Pamuk'un çok sakin bir köpek olduğunu söyler. Yaşlı adam taburcu olduğunda Pamuk da onunla birlikte eve döner.
Bu bekleyişler Türkiye'de ilk de değildir. Nisan 2020'de Bartın'da bir golden retriever, sahibini götüren ambulansın peşinden Bartın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne gelmiş, sahibi yoğun bakımda yatarken beş gün boyunca hastanenin önünden ayrılmamıştı. Hastanenin kantinini işleten adam ve personel, o günlerde köpeğin ihtiyaçlarını birlikte karşılamıştı.
Üç yıl sonra
Ekim 2024'te Habertürk, Cemal Şentürk'ün kapısını yeniden çalar. Şentürk artık 71 yaşındadır. Taburcu olduğu günden beri Boncuk'u yanından hiç ayırmamıştır. Köpek mahallede de artık herkesin tanıdığı biridir. Şentürk bunu şöyle anlatır: "Boncuk benden hiç ayrılmaz. Herkes onu tanıyor ve çok seviyor."

Hikâyenin yolculuğu da sürmektedir. Habertürk'ün haberine göre Japonya'da Boncuk'un bekleyişini canlandırma yoluyla anlatan bir belgesel hazırlanmış, bir film çekimi de planlanmaktadır. Şentürk bütün bu ilgiyi kendi gözünden şöyle özetler: "Bir hayvanın insana olan ilgisi çok dikkat çekti."
Altı günlük bir bekleyişten geriye bir hastanenin kapısı, birkaç fotoğraf ve dünyanın dört bir yanında okunan bir haber kalır. Boncuk'un yaptığı, bildiği tek şeydi: sahibinin gittiği yere gitmek ve onun dönmesini beklemek.
Kaynaklar
- "Sahibi tedavi gören köpek, 5 gündür hastane kapısında bekliyor", Demirören Haber Ajansı, 19 Ocak 2021
- "'She comes every day': Dog follows ambulance to hospital, waits for owner", Today (NBC), 21 Ocak 2021
- "Puppy love: Pooch waits six days outside Turkish hospital for sick owner", Cyprus Mail (Associated Press), 22 Ocak 2021
- "Sahibini hastane kapısında bekleyen köpek dünya basınında", CNN Türk, 22 Ocak 2021
- "Trabzon'daki Boncuk köpek Japonya'nın gündeminde", Hürriyet, 2021
- "Trabzon'un 'Hachiko'su Japonya'da gündeminde", En Son Haber, 2021
- "Ordu'da hastane önünde sahibinin iyileşmesini bekleyen köpek", En Son Haber, 29 Mart 2021
- "14 gün hastanenin kapısında, kalp krizi geçiren sahibinin çıkmasını bekledi", Diken, Mart 2021
- "Sahibi tedaviye alınan köpek, 5 gündür hastane önünde bekliyor", CNN Türk, 16 Nisan 2020
- "Boncuk'un vefası, Japonya'da belgesele konu oldu", Habertürk, 10 Ekim 2024
- "Hachikō", Vikipedi (İngilizce)
- Hikâyede yalnızca kendi adıyla basına konuşan ve hikâyesi kamuya mal olan Cemal Şentürk'ün adı kullanılmıştır; aile üyelerinin, hastane çalışanlarının ve Ordu ile Bartın'daki köpek sahiplerinin adları yazılmamıştır.
