İçeriğe geç
Dostluk Zor Gün Dostu

Paltonun İçinde Cepheye Giden Sahipsiz Köpek Stubby

1917 yazında Yale Üniversitesi'nin stadyumunda talim yapan askerlerin arasına kimsesiz bir köpek girdi. Er Robert Conroy onu paltosunun içinde gemiye kaçırdı. Stubby Fransa'daki siperlerde yaralıların yanında bekledi, gazdan etkilendi, Seicheprey'de yaralandı, savaştan sonra üç başkanla tanıştı ve Pershing'den altın madalya aldı. Ama her seferinde Conroy'un yanına döndü.

Paltonun İçinde Cepheye Giden Sahipsiz Köpek Stubby

6 Temmuz 1921, Washington. Pennsylvania Bulvarı'ndaki Devlet, Savaş ve Donanma Binası'nın salonu, Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da savaşmış 102. Piyade Alayı'nın gazileriyle dolu. Tören Amerikan ordusunun savaştaki başkomutanı General John J. Pershing'in elinde. Pershing kısa bir konuşma yapıyor, kutusundan altın bir madalya çıkarıyor ve onu günün kahramanının göğsüne takıyor. Kahraman fotoğraf makinelerinin patlamasından ürküyor. Ertesi gün The New York Times onun biraz ürkek ve heyecanlı olduğunu, madalyayı alınca da dudaklarını yalayıp kısacık kuyruğunu salladığını yazacaktı. Madalyayı alan bir köpekti. Adı Stubby'ydi.

Yale Bowl'daki sokak köpeği

Nisan 1917'de Amerika Birleşik Devletleri savaşa girdi ve Ulusal Muhafız birliklerini seferber etti. Hartford bölgesinden 1. Connecticut ile New Haven bölgesinden 2. Connecticut alayları, Yale Üniversitesi'nin futbol stadyumu Yale Bowl'un çevresinde kurulan Camp Yale'e gönderildi. İki alay tek başına tam kadro bir alay çıkaramadığı için birleştirildi. Yeni birliğin adı 102. Piyade Alayı oldu ve New England'ın 26. "Yankee" Tümeni'ne bağlandı.

Ağaçlarla çevrili, oval biçimli büyük bir stadyumun havadan görünümü
102. Piyade Alayı'nın eğitim gördüğü Camp Yale'in kurulduğu Yale Bowl stadyumu, New Haven. Fotoğraf 1924 yılına aittir, 1917'deki kamptan değildir. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author or not provided · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Yale Bowl in 1924 NARA.jpg)

Gazetelerin sonradan anlattığına göre sıcak bir yaz sabahı, askerler talim yaparken, sahaya kimsesiz bir köpek girdi. Kısa boylu, fıçı gövdeli, kahverengi ve beyaz alacalı bir sokak köpeğiydi. Nereden geldiğini, cinsini kimse bilmiyordu. Askerlerin etrafında dolaşmaya devam etti. En çok New Britain'lı 25 yaşındaki er James Robert Conroy'a ısındı. Conroy köpeğe, kesik kısa kuyruğu yüzünden Stubby adını verdi.

Askerî kamplarda köpek beslemek yasaktı. Ama Stubby üç aylık eğitim boyunca kampta kaldı. Borazan çağrılarını ve talimleri öğrendi. Askerler selam verirken sağ patisini kaşının üstüne kaldırmayı bile öğrendi.

Paltonun içinde Atlantik

Alay Fransa'ya gitmek üzere trenle Virginia'daki Newport News limanına taşındı. Askerler orada SS Minnesota adlı büyük bir yük gemisine bindirilecekti. Stubby kadroda yoktu, askerlik kaydı yoktu. Conroy köpeği koluna attığı ordu paltosunun içine sardı, ses çıkarmaması için tembihledi ve nöbetçilerin önünden geçerek iskeleden yukarı çıkardı. Sonra onu geminin kömür bölmesine sakladı.

Kırık desenli kamuflaj boyasıyla boyanmış büyük bir yük gemisi, buzlu bir limanda demirli
102. Alay'ı Fransa'ya taşıyan SS Minnesota, kamuflaj boyalı olarak buzlu bir limanda. ABD Ulusal Arşivleri, 1917-1918 kışı. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (S.S. Minnesota - 19-N-7569.jpg)

Okyanus yolculuğunun bir yerinde Stubby bulundu. Hikâyenin bundan sonrasını gazeteler biraz da süsleyerek anlattı: Köpek onu yakalayan subaya sağ patisiyle selam verdi ve subay onun kalmasına izin verdi. Gemideki bir makinist ona madenden bir künye yaptı. Asker gemisi Fransa'nın batısındaki Saint-Nazaire limanına vardığında Stubby artık 102. Alay'ın gayriresmî maskotuydu.

26. Tümen önce Lorraine bölgesindeki Neufchâteau'da, deneyimli Fransız birlikleriyle birlikte eğitim gördü. Alay komutanı Albay John Henry Parker sert ve korkulan bir adamdı. Stubby'nin alayla kalması için özel emir veren de oydu.

Chemin des Dames siperleri

5 Şubat 1918'de Stubby, Soissons'un kuzeyindeki Chemin des Dames cephesinde ilk kez ön hatta girdi. Bir aydan uzun süre gece gündüz ateş altında kaldı. 1926'daki ölüm ilanında savaş sürerken öfkeyle uluduğu, siperin bir ucundan öbür ucuna koşturduğu, ama asıl işini askerleri neşelendirmek olarak bildiği anlatılıyordu. Ön hattan ayrıldığında yaralı bir askerin yanına, bir sığınağın köşesine gidiyordu. Yaralı uyursa Stubby uyanık kalıp onu bekliyordu.

17 Mart'ta, Aziz Patrick Günü'nde, siperlerde gaz alarmı çaldı. Alman gaz mermileri 24 saat boyunca yağdı. Askerlere de köpeğe de gaz maskesi verilmişti. Ama gazeteye göre Stubby'nin yüz yapısı o kadar tuhaftı ki hiçbir maske ona tam oturmuyordu. Stubby bu dönemde gazdan etkilendi. İyileştikten sonra en küçük gaz kokusunu bile fark etmeye başladı. Anlatılana göre bir sabah askerlerin çoğu uyurken gaz geldiğinde siperde bir aşağı bir yukarı koşup havlamış, askerleri uyandırmıştı.

Seicheprey'de ilk yara

Nisan 1918'de 26. Tümen, Saint-Mihiel bölgesindeki Seicheprey köyünün çevresine kaydırıldı. Alay karargâhı, Mandres-aux-Quatre-Tours'un kuzeyinde, askerlerin "Ölü Adam Virajı" dediği tehlikeli bir noktanın yakınındaydı. Araçlar virajı dönmek için yavaşlamak zorunda kaldığından Alman topçusu için kolay hedef oluyordu.

Küçük bir Fransız köyünde taş duvarlı, çan kuleli bir kilise
Stubby'nin Nisan 1918'de yaralandığı Seicheprey köyünün kilisesi. Fotoğraf 2012 yılına aittir. Fotoğraf: Aimelaime · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Eglise Seicheprey.JPG)

20 Nisan'da Almanlar Amerikan birliklerine karşı ilk büyük saldırılarından birini yaptı. Yaklaşık 3.000 Alman hücum askeri, 26. Tümen'in 600 kişilik küçük bir birliğinin üzerine yürüdü. Çarpışma o kadar şiddetliydi ki 102. Alay'dan Binbaşı George Rau aşçıları, kamyon şoförlerini, hatta bandoyu bile çarpışmaya sürdü. Amerikan tarafı 81 ölü, 424 yaralı ve 130 esir verdi. Geri çekilen Almanlar el bombası atıyordu. Heyecanına yenilen Stubby kendini siperin üstünde buldu ve patlayan bir el bombasının parçasıyla ön ayağından yaralandı.

Stubby cephe gerisine, bir Kızılhaç hastanesine gönderildi. Orada da cephede yaptığını sürdürdü: Koğuşları dolaşıp yaralı askerlerin yanına gitti. Haziranda iyileşmiş, yeniden alayının yanındaydı.

Château-Thierry'den Argonne'a

Temmuzda 102. Alay Château-Thierry'deydi. Stubby artık Amerikan askerlerinin haki üniformasını Almanların gri üniformasından ayırıyordu. Bir Associated Press haberine göre esir Almanlara öyle saldırıyordu ki esir kafileleri getirilirken onu bağlamak gerekiyordu. Kasaba geri alındıktan sonra Château-Thierry'nin kadınları ona güderiden bir sırt örtüsü dikti ve üzerine müttefik bayraklarını işledi. Örtüye zamanla yara şeridi, üç hizmet şeridi ve kazandığı madalyalar takıldı. İlk madalyasını Jeanne d'Arc'ın memleketi Neufchâteau'da almıştı.

Üzerinde madalyalar ve işlemeler olan bir örtü giymiş, kısa tüylü, alacalı küçük bir köpek
Stubby, Château-Thierry'li kadınların diktiği, madalya ve şeritlerle dolu güderi örtüsüyle. Fotoğraf 1918-1921 arasına aittir. Fotoğraf: Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Sergeant Stubby.jpg)

Stubby'nin en çok anlatılan hikâyesi bir Alman askerini yakalamasıdır. Connecticut Askerî Dairesi'nin anlatımına göre Argonne'da çalıların arasına saklanmış bir Alman askerini buldu, onu pantolonunun arkasından yakaladı ve askerler gelene kadar bırakmadı. Alman askerinin Demir Haç madalyası yıllarca Stubby'nin örtüsünün arkasında asılı kaldı. 1926'daki ölüm ilanı ise aynı olayı Chemin des Dames'a yerleştiriyor ve Almanın köpeği kandırma çabalarının boşa çıktığını yazıyordu.

Stubby birkaç kez daha gazdan etkilendi. Conroy yaralandığında o da sahibiyle birlikte hastaneye gitti, ikisi iyileşince alaya döndü. 11 Kasım 1918'de savaş bittiğinde Stubby Meuse-Argonne cephesindeydi. Noel günü, Mandres-en-Bassigny'de 102. Alay'ı ziyaret eden Başkan Woodrow Wilson ile karşılaştı. Anlatılana göre Stubby rütbe nişanlarına aldırmadan başkana patisini uzattı.

Eve dönüş ve şöhret

Stubby ABD'ye de, gidişindeki gibi, gizlice gemiye bindirilerek döndü. Nisan 1919'da Conroy ile birlikte Massachusetts'teki Camp Devens'ta terhis edildi. Tümeninin Boston'daki geçit töreninde onu Vali Calvin Coolidge selamladı.

Sonrası bir şöhret yılları dizisiydi. Stubby Amerikan Lejyonu'nun geçit törenlerinin önünde yürüdü, ölünceye kadar her kongresine katıldı. 1919'da vodvil sahnelerine çıktı. Üç günlük gösteri için 62,50 dolar kazandı; bu, ortalama bir Amerikalının haftalık maaşının iki katından fazlaydı. Kızılhaç'a üye topladı, zafer tahvili sattı. YMCA ona ömür boyu üyelik ve günde üç kemikle bir yatak yeri verdi. 1921'de Pershing'in taktığı altın madalya, bugünkü hayvan haklarını koruma derneklerinin öncülü Humane Education Society'nin yaptırdığı bir madalyaydı; resmî bir askerî nişan değildi. Aynı yıl Başkan Warren Harding onu Beyaz Saray'da kabul etti, 1924'te de Başkan Coolidge ile görüştü.

Conroy hukuk okumak için Washington'daki Georgetown Üniversitesi'ne yazıldı. Stubby de üniversitenin futbol takımının maskotu oldu. Devre arasında sahada burnuyla futbol topunu itiyor, seyirciyi eğlendiriyordu. Aralık 1922'de New York'taki Hotel Majestic köpekleri içeri almama kuralını ilk kez onun için bozdu. Conroy bu yıllarda Adalet Bakanlığı'na bağlı Soruşturma Bürosu'nda, FBI'ın öncülünde, sonra da Connecticut milletvekili E. Hart Fenn'in yanında sekreter olarak çalıştı.

Herkes bu ilgiden hoşnut değildi. Conroy'un tuttuğu albümde, kendi el yazısıyla "Stubby'nin ünlü olduğunu kanıtlayan eleştiriler" başlığını taşıyan bir sayfa var. Sayfadaki öfkeli mektuplardan birini Teksaslı bir gazi, Richard L. Richardson yazmıştı. Bir köpeğe gösterilen bu ilgi, savaştan yaralı dönen insanların unutulduğu duygusunu uyandırıyordu.

Conroy'un kucağında

Stubby 16 Mart 1926'da Washington'da, uykusunda, Conroy'un kucağında öldü. The New York Times 4 Nisan'da ona yarım sayfalık bir ölüm ilanı ayırdı. Bu, döneminin pek çok tanınmış kişisine yazılandan uzundu. İlan, Stubby'nin soyağacı olmayan bir köpek olduğunu ama Amerikan seferi kuvvetlerinin en ünlü maskotu olduğunu yazarak açılıyordu. Alayın eski komutanı Parker'dan savaş yıllarının tümen komutanı Clarence Edwards'a kadar pek çok asker arkasından konuştu.

Stubby'nin bedeni Smithsonian Enstitüsü'nün teknik yardımıyla korundu. Vücudunun alçı kalıbı alındı, derisi kalıbın üzerine geçirildi, yakılan kalıntıları da kalıbın içine yerleştirildi. Uzun yıllar Kızılhaç Müzesi'nde sergilendi. 22 Mayıs 1956'da Conroy, Stubby'yi pirinç çivili tasması, deri koşum takımı, hikâyesini anlatan albümü ve madalyalarla dolu güderi örtüsüyle birlikte Smithsonian'a bağışladı.

Conroy 1987'de öldü. Torunu Curt Deane, büyükbabasına neden bir daha köpek almadığını sık sık sorduğunu anlatıyor. Aldığı cevap hep aynıymış: Stubby o kadar özeldi ki onun yerini başka bir köpeğin tutabileceğini düşünemiyordu.

Bugün

Stubby bugün Washington'daki Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi'nde, "Özgürlüğün Bedeli: Savaşta Amerikalılar" sergisinde, Birinci Dünya Savaşı'nda haber taşıyan güvercin Cher Ami ile aynı vitrinde duruyor.

Müze vitrininde, madalyalı örtüsüyle duran doldurulmuş bir köpek ve yanında bir güvercin
Stubby ve güvercin Cher Ami, Washington'daki Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi'nde. Fotoğraf 2016 yılına aittir. Fotoğraf: Laura A. Macaluso, Ph.D. · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Sgt. Stubby and Cher Ami on display at the NMAH.jpg)

İnternette çoğu zaman "Çavuş Stubby" diye anılıyor, savaşta rütbe alan ilk köpek olduğu yazılıyor. Stubby üzerine iki kitap yazan Ann Bausum bunun doğru olmadığını düşünüyor. Bausum, Stubby'nin yaşadığı dönemden yüzlerce gazete haberini taradığını ve hiçbirinde ona çavuş denmediğini söylüyor. Örtüsündeki üç şerit bugün çavuş rütbesine benziyor, ama Birinci Dünya Savaşı'nda yurt dışında hizmet edenleri gösteriyordu. Bausum'a göre o yalnızca Stubby'ydi ve bu ona yetiyordu.

2006'da Ateşkes Günü'nde Kansas City'deki Liberty Memorial'ın Onur Yolu'na onun adına bir tuğla kondu. 26 Mayıs 2018'de Conroy'un ailesi, Connecticut'ın Middletown kentindeki Gaziler Anıt Parkı'nın girişinde, heykeltıraş Susan Bahary'nin yaptığı 76 santimetrelik bronz bir Stubby heykelini açtı. Heykelde Stubby arka ayaklarının üstünde oturmuş, gelenlere selam veriyor. Anıtın yaklaşık 84.000 dolarlık maliyetinin 30.000 dolarını Curt Deane ve ailesi topladı. Aynı yıl hayatı bir animasyon filmine konu oldu.

Granit kaide üzerinde arka ayakları üstünde oturup sağ patisiyle selam veren bronz köpek heykeli
Middletown'daki Gaziler Anıt Parkı'nda Susan Bahary'nin yaptığı Stubby heykeli. Fotoğraf 2024 yılına aittir. Fotoğraf: Ethan Long · CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons (Sergeant Stubby Monument (53837397459).jpg)

Yale'deki talim sahasına sahipsiz giren köpek, bir askerin paltosunun içinde okyanusu geçti, siperlerde yaralıların yanında bekledi, iki kez yaralandı, başkanlarla tanıştı. Hikâyesinin bazı parçaları gazetelerin elinde süslendi. Ama bir parçası hiç değişmedi: Hangi cephede, hangi hastanede, hangi geçit töreninde olursa olsun Stubby her seferinde Conroy'un yanına döndü.

Kaynaklar

  • "Stubby of A.E.F. Enters Valhalla", The New York Times, 4 Nisan 1926 (Connecticut Askerî Dairesi sitesindeki metin, Internet Archive kaydı)
  • Tümgeneral Thaddeus Martin, "Stubby the Military Dog", Connecticut Askerî Dairesi, 2011 (Internet Archive kaydı)
  • "Stubby, World War I Canine Hero, 1921", HistoryWired, Smithsonian Enstitüsü (Internet Archive kaydı)
  • Gillian Kane, "Sergeant Stubby: America's original dog of war", Slate, 7 Mayıs 2014 (Internet Archive kaydı)
  • Ashley Bunch, "Stubby's story: All about the iconic World War I 'war dog'", Military Times, 7 Haziran 2017
  • "Sgt. Stubby Enshrined in Veterans Memorial Park in Middletown", Connecticut in World War I
  • "A True Dog of War: Sergeant Stubby", ConnecticutHistory.org
  • C. Brian Kelly ve Ingrid Smyer, "Sgt. Stubby", The American Legion Magazine, 19 Şubat 2015
  • Ann Bausum, Sergeant Stubby: How a Stray Dog and His Best Friend Helped Win World War I and Stole the Heart of a Nation, National Geographic, 2014 (yayıncı bilgisi)
  • "Sergeant Stubby", Vikipedi (İngilizce)
  • Hikâyedeki kişiler gerçek adlarıyla anılmıştır. İngilizce sözler tırnak kullanılmadan özetlenerek Türkçeye aktarıldı. Kaynaklar çelişiyor: Stubby'nin Camp Yale'e geliş zamanı (Smithsonian'a göre 1917 baharı, diğer kaynaklara göre Temmuz 1917), gemiye biniş zamanı (Smithsonian'a göre Temmuz, Slate'e göre Eylül, Connecticut Askerî Dairesi'ne göre Ekim 1917), Alman askerini yakaladığı yer (1926 ölüm ilanına göre Chemin des Dames, Connecticut Askerî Dairesi ve Slate'e göre Argonne), Seicheprey'de ayağından mı göğsünden mi yaralandığı (dönemin gazeteleri birbirini tutmuyor), Camp Devens'taki terhis günü (ölüm ilanına göre 20 Nisan, Slate'e göre 29 Nisan 1919), Georgetown maskotluğunun yılları (Smithsonian'a göre 1922-23, Vikipedi'ye göre 1921'den itibaren), heykelin boyu (2 fit 6 inç, yaklaşık 76 cm). Slate'in andığı 5 Nisan 1918'de birinci sınıf er yapıldığı bilgisi ile çavuşluk rütbesi başka bir kaynakta doğrulanmadığı için hikâyeye yazılmadı.

Zor Gün Dostu

Bu yazarın bütün yazıları

İlgili yazılar