İçeriğe geç
Dostluk Zor Gün Dostu

Bir öğretmen, 16 köy okulu

Bitlis'in Adilcevaz ilçesindeki Mollafadıl köyüne atanan genç bir öğretmen, 53 yıllık sobalı okulunu baştan yaptı, kırk günde 8.500 kitap toplayıp köy okullarına kütüphane kurdu ve hiç uçak görmemiş öğrencilerini İstanbul'a götürdü.

Bir öğretmen, 16 köy okulu

Bitlis'in Adilcevaz ilçesine bağlı Mollafadıl köyü, ilçe merkezine 50 kilometre uzaklıktadır. Köyün ilkokulu 53 yıldır sobayla ısınır. Bu köye 24 yıldır hiçbir kadın öğretmen gelip kalmamıştır. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden yeni mezun olan genç bir sınıf öğretmeni, Alev, ilk tayinini buraya alır. Sonraki birkaç yıl içinde bu küçük okuldan başlayan işler, Adilcevaz'ın ve çevre ilçelerin onlarca köy okuluna ulaşacaktır.

Üç günlük öğretmen

Van Gölü kıyısındaki Adilcevaz ilçesinin genel görünümü
Adilcevaz ilçe merkezi, Bitlis (Mollafadıl köyü ilçeye 50 kilometre uzaklıktadır). Fotoğraf: Kamucu13 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Adilcevaz-genel-fotograf.jpg)

Alev Yozgat'ta doğmuştur. Babası polis memuru olduğu için çocukluğu pek çok farklı şehirde geçmiştir. Mollafadıl'daki görevinin üçüncü gününde, ilçe merkezindeki bir okula görevlendirilmesi gündeme gelir. Alev kabul etmez. Sonraki yıllarda da ilçe merkezine geçmesi defalarca istenir, her seferinde köy okulunda kalmayı seçer.

O günü daha sonra muhabirlere kendisi anlatacaktır: "Mesleğe başladığım ilk gün aklıma koymuştum, her zaman önceliğim okulum ve öğrencilerim olacak diye." Köye ilk geldiğinde aklından geçen düşünceyi de şöyle aktarır: "Çocukların hayatına el atmam lazım."

2014'te Alev köyün tek öğretmenidir. Okulun bütün işleri ona kalır. Köy öğretmenliğini anlatırken sabahları bir yandan sobayı yakıp bir yandan okulu temizlediğini, bir yandan da çocuklara şarkı öğrettiğini söyler.

Sobalı okulun dönüşümü

Alev işe okulun kendisinden başlar. Sosyal medya üzerinden yardım ister. Ülkenin birçok yerinden malzeme gelir. Sınıfın tabanı önce laminat parkeyle kaplanır, üzerine halı serilir. Tahta sıralar kaldırılır, yerlerine plastik masalar konur. Sınıfa okuma minderleri yerleştirilir. Öğretmen ve çocuklar artık okula girerken ayakkabılarını dış kapıda çıkarır.

Okulda eskiden sınıf olarak kullanılan iki boş oda vardır. Alev müdür odasını da kaldırtır ve bir hobi odası açar. Bu odada çocuklar satranç oynar, film izler, kitap okur, oyuncaklarıyla oynar. Daha önce kömürlük olarak kullanılan oda mutfağa çevrilir. Yardımcı personelin pişirdiği yemekleri çocuklar burada yer. Sınıfa her öğrenci için ayrı dolap konur, duvarlar eğitici materyallerle donatılır.

Kışın sınıfta ders işlemek zordur. Hayırsever bir iş adamı okula kalorifer tesisatı döşer. Böylece 53 yıllık sobalı okul ilk kez kaloriferle ısınır. Binanın içi ve dışı boyanır. Okula 1.500 kitaplık bir kütüphane kurulur. Alev başta günde bir saat kitap okumayı zorunlu tutar. Bir süre sonra, kendi anlatımıyla, çocuklar her fırsatta kitap okumak için birbirleriyle yarışmaya başlar.

"Okulumuz adeta bir ev ortamına dönüştü," der Alev. "Çocuklar okula çok istekli geliyor."

Erikbağı'ndaki dağıtım

Karlı Süphan Dağı ve önünde Van Gölü
Adilcevaz'ın üzerinde yükselen Süphan Dağı ve Van Gölü, 2020. Fotoğraf: User:Hazreti madem19 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Süphan Dağı ve Van Gölü.jpg)

Kendi okulunun ihtiyaçları karşılanınca Alev gözünü çevredeki köy okullarına çevirir. Sosyal medyada "Çocuklar Üşümesin" adıyla bir kampanya başlatır. Çağrıya Bitlis Genç İş Adamları Derneği (BİGİAD) karşılık verir.

Aralık 2014'ün sonunda, derneğin gönderdiği giyim malzemeleri Adilcevaz'a bağlı Erikbağı Köyü İlkokulu'nda dağıtılmaya başlanır. Dağıtımda Adilcevaz Belediye Başkanı Necati Gürsoy, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kurbani Özdaş ve Alev da bulunur. İlçeye bağlı 12 köy okulundaki 392 öğrenciye ayakkabı, mont, atkı ve çorap verilir.

Belediye Başkanı Gürsoy gazetecilere, bu yardım sayesinde çocukların o kış üşümeyeceğini söyler. Alev'i tebrik eder ve belediyenin yurt dışına göndermeyi planladığı öğretmenler için ilk adayın o olduğunu açıklar. Aynı gün Alev'e, öğrenciler için yaptığı çalışmalardan dolayı bir plaket verilir.

Kampanya bununla bitmez. Çeşitli firmaların desteğiyle toplam 700 öğrencinin mont, bot, atkı, bere ve çorap ihtiyacı karşılanır. Yardımların ulaştığı okul sayısı haberlerde farklı verilir: bir haberde Adilcevaz'da 12, Hizan'da 5 köy okulu sayılır, bir başkasında 14 köy okuluna ek olarak Ahlat ve Hizan'daki 18 köy okulundan söz edilir. Alev bu yardımların tamamının sosyal medya üzerinden toplandığını söyler.

Kırk günde 8.500 kitap

Ardından ikinci kampanya gelir: "Çocuklar Kitap Okusun." Alev bu kez internet üzerinden kitap ister. Kırk gün içinde 8.500 kitap toplanır.

Kitaplar köy okullarına paylaştırılır ve okullarda kütüphane kurulur. Kütüphane kurulan okul sayısı da kaynaklara göre değişir. Alev bir röportajında 12, bir başkasında 15 okuldan söz eder. Aynı haberin başlığında ise Adilcevaz'da 16 köy okulu yazar. Kampanya kapsamında köy okullarına ve halk kütüphanesine ayrıca 9 bin hikâye kitabı gönderilir.

Gelen yardımlar Bitlis'le de sınırlı kalmaz. Alev "Köy Okulları Kardeştir" adını verdiği bir çalışmayla Sivas, Adıyaman, Mardin ve Diyarbakır'daki 5 köy okuluna kırtasiye malzemesi ve hikâye kitabı gönderir. "Okulumuzun ihtiyacı olmadığı için gelen yardımları çevredeki köy okullarına gönderiyorum," der.

Hiç uçak görmemiş çocuklar

Alev'in öğrencilerinin çoğu ilçe dışına bile çıkmamıştır. "Vatanımızı Tanıyalım" adını verdiği projeyle Alev, hayatında hiç uçak görmemiş öğrencilerinin hepsini 23 Nisan'da uçağa bindirip İstanbul'a götürür. Gezi dört gün sürer.

İstanbul Boğazı'nda ilerleyen bir yolcu vapuru
İstanbul Boğazı'nda bir vapur, 2012 (geziden değildir). Fotoğraf: Moonik · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Sultanahmet ferry on the Bosphorus in Istanbul, Turkey 001.jpg)

Çocuklar İstanbul'da ilk kez müze ve saray görür. Boğaz'da tekne turuna çıkarlar. İlk kez lunaparka giderler. Alev, ilk defa uçağa binen çocukların çok mutlu olduğunu anlatır.

Bütün bunları neden yaptığı sorulduğunda cevabı kısadır: "Bu işin tek bir karşılığı var; çocukların yüzündeki gülümseme." Bir başka sözü de haber başlıklarına taşınır: "Çocukların gözlerindeki mutluluk bağımlılık yapıyor."

Teyzelere okuma yazma

Şubat 2016'da Anadolu Ajansı muhabirleri Mollafadıl'a gelir. Haber "Bitlis'in eğitim meleği" başlığıyla yayımlanır. Aynı yılın 8 Mart'ında Alev, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın çektiği "Hayat Veren Kadınlar" adlı kısa filmde yer alır.

Okul saatleri bittiğinde Alev'in işi bitmez. Halk Eğitim bünyesinde yetişkinlere yönelik bir okuma yazma kursu başlatır. Köyde okuma yazma bilmeyen teyzelere ve genç kızlara ders verir.

Mayıs 2016'da konuştuğu muhabirlere köy öğretmenliğini şöyle tarif eder: birçok şeyi geri plana atıp çocukları ön plana çıkarmak, onlara hayatın sadece köyden ibaret olmadığını göstermek. Hâlâ yapılacak işleri olduğunu da ekler.

Bandırma'daki ikinci kat

Balıkesir'in Bandırma ilçesinin meydanı
Bandırma şehir meydanı, 2024 (Yeniyenice köyü ilçeye 22 kilometre uzaklıktadır). Fotoğraf: Kızıl · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Bandırma Meydanı.jpg)

Alev'in meslek hayatının tamamı köy okullarında ve birleştirilmiş sınıflarda geçer. Mollafadıl'dan sonra Yozgat, Kars ve Isparta'daki köy okullarında görev yapar. Her birinde eski sıraları çıkarır, renkli mobilyalar getirtir. Bazılarını hayırseverler karşılar, bazılarını kendi cebinden öder.

2021 dolaylarında Balıkesir'in Bandırma ilçesine 22 kilometre uzaklıktaki Yeniyenice köyünün ilkokuluna atanır. Burada hem öğretmen hem idarecidir. Farklı sınıflardan 13 öğrenci aynı sınıfta okur. İki katlı okulun üst katı boş durmaktadır, kullanılmayan eşyalar ve çöplerle doludur.

Alev üst kattaki üç sınıfı atölyeye çevirir. Sanayiden paletler alıp üzerine minder döşeyerek bir jimnastik salonu kurar. Projeksiyon ve ses sistemiyle bir sinema salonu oluşturur. Portatif bir tenis kortu kurdurur. Balıkesir Valiliği'nin desteğiyle keman, ukulele, kalimba, org ve melodika öğretilen bir müzik atölyesi açılır. Tenis ve jimnastik hocalarının ücretini kendisi öder, müzik hocası Halk Eğitim Merkezi'nden gelir. Drama ve robotik kodlama için düzenli hoca bulamayınca kendisi kurslara gidip sertifika alır, bu dersleri öğrencilerine kendisi verir.

2024'te, 39 yaşındayken anlattıkları Mollafadıl'daki ilk günlerden pek farklı değildir: "Benim kendi çocuklarım merkezde yaşadıkları için dans öğreniyor, jimnastik yapıyor. Öğrencilerim neden bundan mahrum kalsın?" Yeni başlayan öğretmenlere tavsiyesi ise gittikleri yere uyum sağlamaya çalışmaları ve çocukları çok sevmeleridir. "Coğrafya kaderdir algısının yıkılması gerekiyor," der.

Kaynaklar

  • "Adilcevaz'daki Köy Okullarına Giyim Yardımı", Mynet (İHA/AA servisi), 30 Aralık 2014.
  • "Bitlis'in 'eğitim meleği'", Hürriyet (Anadolu Ajansı), 23 Şubat 2016.
  • "Bir öğretmen 16 köye ışık oldu", Mynet (İHA/AA servisi), 13 Mayıs 2016.
  • "Köy okullarına Alev öğretmen dokunuşu", Hürriyet, 12 Mart 2024.
  • Öğretmen Alev'in soyadı haberlerde farklı geçtiği için yazıda yalnızca adı kullanılmıştır.

Zor Gün Dostu

Bu yazarın bütün yazıları

İlgili yazılar