İçeriğe geç
Engelleri Aşanlar Zor Gün Dostu

Helen Keller ve Öğretmeni Anne Sullivan Avuca Yazılan Bir Kelimeyle Başladı

Ne gören ne duyan altı yaşında bir kız ve bir yoksulevinde büyümüş, gözleri yarım gören yirmi yaşında bir öğretmen. Bir ay boyunca avuca durmadan harf yazıldı. Sonra 5 Nisan 1887 sabahı, bir tulumbanın başında, soğuk su ile bir kelime aynı anda geldi.

Helen Keller ve Öğretmeni Anne Sullivan Avuca Yazılan Bir Kelimeyle Başladı

5 Nisan 1887, Alabama, Tuscumbia. Bir çiftlik evinin bahçesindeki tulumbanın başında altı yaşında bir kız duruyor. Ne görüyor ne duyuyor. Yanındaki genç kadın tulumbayı çalıştırıyor, soğuk su kızın elindeki kupaya, oradan parmaklarına akıyor. Kadın kızın öbür avucuna parmaklarıyla beş harf yazıyor: w-a-t-e-r. Kız kupayı düşürüyor ve olduğu yerde donup kalıyor.

Tuscumbia'da bir ateş

Helen Adams Keller, 27 Haziran 1880'de Alabama'nın kuzeyindeki küçük Tuscumbia kasabasında, ailesinin Ivy Green adlı çiftliğinde doğar. Babası Arthur Keller, İç Savaş'ta Konfederasyon ordusunda yüzbaşılık yapmış, kasabada bir gazetenin editörlüğünü yürüten bir adamdır; annesi Kate Keller ondan yirmi yaş küçüktür.

Ağaçlar arasında beyaz, tek katlı eski bir çiftlik evi
Keller ailesinin Tuscumbia'daki çiftlik evi Ivy Green, bugün müze. Fotoğraf 2009'a aittir. Fotoğraf: Jennifer Lee from Alabama, United States · CC BY 2.0, Wikimedia Commons (Ivy Green.jpg)

On dokuz aylıkken, Şubat 1882'de, Helen ağır bir ateşli hastalığa yakalanır. Doktorlar mide ve beyinde akut kan toplanması der; bugünkü hekimler bunun menenjit, kızamıkçık ya da kızıl olabileceğini düşünür. Doktor çocuğun yaşamayacağını sanır. Bir sabah ateş geldiği gibi gider. Keller otobiyografisinde ev halkının o sabah sevindiğini, ama doktor dahil kimsenin onun bir daha görmeyeceğini ve duymayacağını bilmediğini anlatır.

Sonraki beş yıl Helen kendi uydurduğu işaretlerle anlaşır. Annesini anlatmak için yanağına dokunur, bir şey isteyince çeker, iterek reddeder. İstediğini anlatamadığı her an öfke nöbetine dönüşür. Keller sonradan bu yılları görünmez ellerin kendisini tuttuğu, kurtulmak için çırpındığı bir dönem diye anlatır. Nöbetler önce günde bir, sonra saatte bir gelir. Bir gün kıskançlıkla kız kardeşi Mildred'in yattığı beşiği devirir; bebeği annesi havada yakalar.

Aile çaresizdir. En yakın körler ya da sağırlar okulu çok uzaktır. Umudu Kate Keller'ın bir okuması verir: Charles Dickens'ın Amerika gezi notlarında, hem kör hem sağır olduğu hâlde eğitilen Laura Bridgman adlı bir kız anlatılmaktadır. Helen altı yaşındayken babası onu Baltimore'daki göz hekimi Dr. Chisholm'a götürür. Gözler için yapılacak bir şey yoktur, ama doktor çocuğun eğitilebileceğini söyler ve aileyi Washington'daki Alexander Graham Bell'e yönlendirir. Bell de babaya Boston'daki Perkins Körler Enstitüsü'nün müdürü Michael Anagnos'a yazmasını önerir. 1886 yazında Boston'dan cevap gelir: bir öğretmen bulunmuştur.

Yoksulevinden gelen öğretmen

Bulunan öğretmen Anne Mansfield Sullivan'dır ve kendi çocukluğu Helen'inkinden daha karanlıktır. 14 Nisan 1866'da Massachusetts'in Feeding Hills köyünde, İrlandalı göçmen bir ailede doğar. Beş yaşında trahom denen bakteriyel göz hastalığına yakalanır, gözleri yavaş yavaş kararır. Sekiz yaşındayken annesi veremden ölür, babası çocukları bırakıp gider.

Şubat 1876'da Anne ve küçük kardeşi Jimmie, Massachusetts'teki kalabalık ve bakımsız Tewksbury yoksulevine yerleştirilir. Kalçasından hasta olan Jimmie dört ay sonra veremden ölür. Anne orada dört yıl kalır. 1880'de eyaletin müfettişleri yoksulevini denetlemeye geldiğinde, onların peşine takılır ve heyetin başındaki Franklin Sanborn'a okula gitmek istediğini haykırır. Ekim 1880'de Perkins'e gönderilir.

Okula on dört yaşında girer. Perkins'teki yıllarında gözlerinden birkaç kez ameliyat olur ve kısmen görmeye başlar. Haziran 1886'da okulu birincilikle bitirir, mezuniyet konuşmasını o yapar. Helen'e öğreteceği yol parmak alfabesidir: her harf, avuca yapılan bir parmak işaretidir. Tuscumbia'ya yola çıktığında yirmi yaşındadır, hiç öğretmenlik yapmamıştır.

3 Mart 1887, verandada

Sullivan 3 Mart 1887 akşamı, saat 18.30'da Tuscumbia istasyonuna iner. Sonraki günlerde Boston'daki dostu Sophia Hopkins'e yazdığı mektuplara göre aile iki gündür her trene adam göndermektedir. Kate Keller ve Helen'in ağabeyi James onu karşılar.

Helen o gün evde bir şey olacağını sezmiştir; annesinin işaretlerinden, evdeki koşturmacadan anlamıştır. Keller yıllar sonra o öğleden sonra hanımeli sarmış verandanın basamaklarında beklediğini, yaklaşan ayak seslerini tabanlarında hissedip annesi sandığı birine elini uzattığını yazar. Sullivan'ın mektubundaki anlatım daha hareketlidir: daha basamağa ayak basar basmaz Helen üstüne öyle bir atılır ki arkasında duran Yüzbaşı Keller tutmasa geriye devrilecektir. Kız hemen yüzünü, elbisesini, çantasını yoklar, çantanın kilit deliğini bulup açılmasını işaret eder.

Sullivan mektubunda kızı solgun ve narin beklediğini, karşısında güçlü, yanakları al al, deli tay gibi bir çocuk bulduğunu yazar. Helen nadiren gülümser, annesinden başkasının okşamasına izin vermez. Sullivan'a göre önündeki en büyük sorun, çocuğun ruhunu kırmadan onu nasıl dizginleyeceğidir.

Ertesi sabah Sullivan, Perkins'teki küçük kör kızların gönderdiği, Laura Bridgman'ın giydirdiği bir oyuncak bebeği Helen'e verir ve avucuna d-o-l-l harflerini yazar. Helen harfleri taklit eder, ama bebek geri alınacak sanıp öfkelenir. Sullivan onu bir sandalyeye oturtup yorgun düşene kadar tutar. Sonra aşağıdan bir parça kek getirir ve avuca c-a-k-e yazar. Helen harfleri hızla tekrar eder, keki kapıp yer. Bebek için yazdığı harflerin yarısını kendisi, son harfi Sullivan tamamlar. Helen bebeği alıp aşağı koşar ve gün boyu o odaya dönmez.

Kucağında bebek tutan küçük Helen Keller ve yanında oturan Anne Sullivan
Helen Keller kucağında bir oyuncak bebekle, yanında Anne Sullivan. Fotoğraf Temmuz 1888'e, tanışmalarından bir yıl sonrasına aittir. Fotoğraf: Family member of Thaxter P. Spencer, now part of the R. Stanton Avery Special Collections, at the New England Historic Genealogical Society. See Press Release [1] for more information. · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Hellen Keller holding doll with Ann Sullivan 1888.jpg)

Kahvaltı masasında savaş

İlk günlerin en zor anı kahvaltıda yaşanır. Helen yemek boyunca herkesin tabağına elini sokar, istediğini alır. Sullivan kendi tabağına izin vermez. Aile odayı terk eder, Sullivan yemek odasının kapısını kilitler. Mektubunda Helen'in yarım saat yerde tekmeleyip çığlık attığını, sandalyesini altından çekmeye çalıştığını, çimdiklediğini anlatır. Sonunda Helen yerine oturur, elleriyle yemeye başlar. Sullivan kaşık verir, Helen fırlatır; Sullivan onu kaşığı yerden aldırır ve yemeği kaşıkla bitirtir. Peçeteyi katlatmak bir saat daha sürer. Sullivan bundan sonra odasına çıkıp yatağa yığıldığını ve uzun uzun ağladığını yazar.

Aile, özellikle kızının ağlamasına dayanamayan baba, her kavgada araya girer. Sullivan, Helen ailenin içindeyken hiçbir şey öğretemeyeceğine karar verir. Kate Keller'a çocuğun birkaç hafta aileden ayrılması gerektiğini söyler. Yüzbaşı Keller fikri kabul eder ve eski çiftlik evinin bahçesindeki küçük köşkü önerir.

Bahçedeki küçük ev

Mart'ın ilk haftasında Sullivan ve Helen, ana evden dört yüz metre kadar uzaktaki tek odalı bahçe evine taşınır. Odada büyük bir ocak, bir cumba penceresi, önünde sarmaşıklarla örtülü bir sundurma vardır. Yemekler ana evden gelir. Aile her gün uğrayacak, ama Helen bunu bilmeyecektir.

İlk gece Helen yatağa girmeyi reddeder. Sullivan'ın 11 Mart tarihli mektubuna göre boğuşma iki saate yakın sürer. Ertesi sabah Helen sakindir ama eve dönmek ister; sık sık kapıya gidip yanağına dokunur, yani annesini sorar ve üzgün üzgün başını sallar.

Sullivan bu iki haftada Helen'in avucuna durmadan kelime yazar. Mart sonunda Helen on sekiz isim ve üç fiil bilmektedir: bebek, kupa, iğne, anahtar, köpek, su, süt, anne. Ama Sullivan'ın gözünde bunlar hâlâ birer parmak oyunudur. Helen kupa ile sütü, ikisini de içmekle karıştırır. Keller da yıllar sonra aynısını yazar: kelimeleri maymun gibi taklit ettiğini, kelime diye bir şeyin var olduğunu bilmediğini söyler.

Yine de değişiklik görülür. 20 Mart'ta Sullivan iki hafta önceki vahşi küçük yaratığın yumuşak bir çocuğa dönüştüğünü, Helen'in artık öpülmeye izin verdiğini yazar. Baba bahçe evine uğradıkça kızını sessizce boncuk dizerken görür ve ne kadar sakin olduğuna şaşırır. 27 Mart'ta ikisi ana eve döner.

5 Nisan, tulumbanın başında

5 Nisan sabahı, elini yüzünü yıkarken Helen suyun adını sorar. Bir şeyin adını öğrenmek istediğinde onu gösterip Sullivan'ın eline hafifçe vurmaktadır. Sullivan avucuna w-a-t-e-r yazar. Kahvaltıdan sonra aklına bu kelimeyle kupa-süt karışıklığını çözmek gelir. Helen'i tulumbanın olduğu kulübeye götürür, kupasını musluğun altında tutturur ve tulumbayı çalıştırır. Soğuk su kupayı doldurup taşarken öbür avuca aynı kelimeyi yazar.

Ahşap bir platform üzerinde eski demir el tulumbası
Ivy Green'in bahçesinde korunan su tulumbası. Fotoğraf 2004'e aittir. Fotoğraf: Sheila Scarborough · CC BY 2.0, Wikimedia Commons (Water Pump at Ivy Green.jpg)

Sullivan o gün yazdığı mektupta Helen'in kupayı düşürdüğünü, donup kaldığını, yüzüne yeni bir ışık geldiğini anlatır. Helen kelimeyi birkaç kez kendisi yazar. Sonra yere çöker, toprağın adını sorar; tulumbayı, çardağı gösterir. Birden dönüp Sullivan'ın adını sorar. Sullivan avucuna Öğretmen yazar. Eve dönerken Helen dokunduğu her şeyin adını ister ve birkaç saat içinde otuz yeni kelime öğrenir.

Keller aynı anı on altı yıl sonra kendi kaleminden anlatır. Ona göre o gün daha önce yeni bebeği yere çarpıp kırmıştır ve bundan hiçbir pişmanlık duymamıştır. Tulumbada parmaklarının hareketine kilitlenir, unutulmuş bir şeyin bulanık hatırası gibi bir duygu gelir ve dilin sırrı açılır. W-a-t-e-r'ın elinin üstünden akan o serin şey olduğunu anlar. Eve girince kırdığı bebeği hatırlar, ocağın yanına gidip parçaları birleştirmeye çalışır. Gözleri dolar; ilk kez yaptığı bir şeyden pişmanlık duyar. O gün öğrendiği kelimeler arasında anne, baba, kız kardeş ve öğretmen vardır.

O gece Sullivan yatağa girdiğinde Helen kendiliğinden kollarına sokulur ve onu ilk kez öper. Sullivan mektubun altına eklediği notta kalbinin sevinçten patlayacağını sandığını yazar.

Radcliffe'e giden yol

Sullivan bundan sonra ders saati koymamaya karar verir. Bebeklerin kulağına konuşulduğu gibi Helen'in avucuna tam cümlelerle konuşur. Altı ay içinde Helen 575 kelime öğrenmiştir.

Mayıs 1888'de Sullivan'la birlikte Perkins'e gider. 1894'te New York'taki Wright-Humason Sağırlar Okulu'na, 1896'da üniversiteye hazırlanmak için Cambridge'deki kızlar okuluna, 1900'de Harvard'ın kadın koleji Radcliffe'e girer. Kitaplar ve dersler çoğunlukla kabartma basılı değildir; hocaların anlattıklarını Sullivan olabildiğince hızlı onun avucuna yazar. 1903'te Helen yirmi iki yaşındayken otobiyografisi Hayatımın Hikâyesi yayımlanır; kitabın arkasına Sullivan'ın 1887 mektupları da eklenir. Haziran 1904'te, yirmi dört yaşında Radcliffe'i şeref derecesiyle bitirir ve üniversite diploması alan ilk sağır-kör insan olur.

Genç Helen Keller'ın yan profilden siyah beyaz portresi
Helen Keller, Radcliffe Koleji yıllığında. Fotoğraf 1904'e, mezun olduğu yıla aittir. Fotoğraf: Radcliffe College · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Helen A. Keller 1904.jpg)

Elli yıl yan yana

Sullivan Helen'in yanından hiç ayrılmaz. 1905'te Harvard'da okutman olan John Macy ile evlenir; evlilik birkaç yıl sonra biter, Helen'le yaşamı sürer. 1924'te Keller Amerikan Körler Vakfı'nda çalışmaya başlar ve kırk yılı aşkın vakıf için çalışır.

Oturan Helen Keller, yanındaki Anne Sullivan'ın elini tutuyor
Helen Keller öğretmeni Anne Sullivan'ın elini tutarken. Fotoğraf 1909'a aittir. Fotoğraf: Miscellaneous Items in High Demand, PPOC, Library of Congress · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Helen Keller, three-quarter length, seated, facing right; holding hand of her teacher, Mrs. John A. Macy (Anne Mansfield Sullivan) LCCN2002706661.jpg)

Anne Sullivan 20 Ekim 1936'da New York'ta, yetmiş yaşında ölür. Keller o sırada elini tutmaktadır. Sullivan'ın küllerini Washington Ulusal Katedrali'ne koyarlar; Keller'ın yanında artık yıllardır evinde çalışan İskoç Polly Thomson vardır. Keller 1946-1957 arasında yedi yolculukta beş kıtada 35 ülkeyi gezer. 14 Eylül 1964'te Başkan Lyndon Johnson ona ülkenin en yüksek sivil nişanı olan Başkanlık Özgürlük Madalyası'nı verir. Helen Keller 1 Haziran 1968'de, 87 yaşında, Connecticut'taki evinde uykusunda ölür. Külleri katedralde, öğretmeni ve Polly Thomson'ın yanına konur.

Ivy Green bugün müzedir. Bahçedeki tulumba da korunur. Sullivan'ın çocukluğunu geçirdiği Tewksbury'de ikisinin bir anıtı vardır.

Tulumbanın başında çocuğun eline su akıtan kadını gösteren bronz heykel
Tewksbury'deki Anne Sullivan ve Helen Keller anıtı. Fotoğraf 2011'e aittir. Fotoğraf: Daderot · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Anne Sullivan - Helen Keller memorial - Tewksbury, Massachusetts - DSC00072.JPG)

Bir yoksulevinde kardeşini kaybetmiş, gözleri yarım gören yirmi yaşında bir kız, hiç tanımadığı bir çocuğun avucuna bir ay boyunca durmadan harf yazdı. Kızın anlamadığını bile bile yazmaya devam etti. Bir kelimenin anlamı, sonunda bir kupa soğuk suyla birlikte geldi.

Kaynaklar

  • Helen Keller, The Story of My Life (Hayatımın Hikâyesi), 1903; Anne Sullivan'ın Sophia C. Hopkins'e mektupları (6 Mart - 10 Nisan 1887) ve John Macy'nin ek bölümü aynı kitapta (Project Gutenberg baskısı)
  • "Helen Keller Biography" ve kronoloji, American Foundation for the Blind (Amerikan Körler Vakfı)
  • "History of Tewksbury State Hospital", History of Massachusetts
  • "Helen Keller" ve "Anne Sullivan", Vikipedi (İngilizce)
  • Hikâyedeki kişiler tarihî, kamuya mal olmuş kişilerdir; ad değiştirilmedi. İngilizce sözler tırnak kullanılmadan, kendi cümlelerimizle aktarıldı. Kaynaklar çelişiyor: Sullivan'ın Tuscumbia'ya varış tarihi Keller'ın kitabında, Sullivan'ın mektuplarında ve Amerikan Körler Vakfı'nda 3 Mart 1887, İngilizce Vikipedi'nin Helen Keller maddesinde 5 Mart 1887. Keller varışı öğleden sonra hatırlar, Sullivan mektubunda trenden 18.30'da indiğini yazar. Tulumba anında suyu Keller'a göre başka biri çekiyordur; Sullivan'a göre tulumbayı kendisi çalıştırmıştır. Cambridge okuluna giriş yılı Vikipedi'de 1896, Amerikan Körler Vakfı'nda 1898.

Zor Gün Dostu

Bu yazarın bütün yazıları

İlgili yazılar