İçeriğe geç
Sağlık Zor Gün Dostu

Leonard Thompson Koğuştaki İlk İğneyle İnsülinle Hayata Döndü

1922'nin Ocak ayında Toronto'da, açlık diyetiyle günlerini sayan 13 yaşındaki Leonard Thompson'a dünyada ilk kez insülin verildi. İlk iğne başarısız oldu; on iki gün sonra arıtılmış özütle kan şekeri düştü. Ardından ölmek üzere olan çocuklar Toronto'ya getirilmeye başladı ve şeker hastalığı ölüm hükmü olmaktan çıktı.

Leonard Thompson Koğuştaki İlk İğneyle İnsülinle Hayata Döndü

11 Ocak 1922, Toronto Genel Hastanesi. Şeker hastalarının yattığı koğuşta, on üç yaşındaki Leonard Thompson'ın yatağının başında birkaç doktor bekliyor. Çocuk yaklaşık 29 kilo ve şeker komasının eşiğinde. Hastanenin kıdemli stajyer hekimi elindeki şırıngayla çocuğun iki kalçasına 7,5'er mililitrelik bir sıvı enjekte ediyor. Bu sıvı, birkaç ay önce bir üniversite laboratuvarında köpekler üzerinde denenmiş bir pankreas özütü. Dünyada ilk kez bir insana veriliyor.

Açlıkla geciktirilen ölüm

Leonard 17 Temmuz 1908'de Toronto'da, Harry ve Florence Thompson'ın oğlu olarak doğdu. Aile, şehrin doğusundaki işçi mahallelerinden birinde yaşıyordu. On bir yaşında şeker hastalığı tanısı kondu. O yıllarda çocuklarda görülen ağır şeker hastalığının bilinen bir tedavisi yoktu. Vücut aldığı şekeri kullanamıyor, hasta zayıflıyor, susuyor, sonunda komaya girip ölüyordu. Doktorların elindeki tek yöntem hastayı neredeyse aç bırakmaktı. Leonard'a günde yaklaşık 450 kalori veriliyordu. Bu açlık diyeti ölümü engellemiyor, yalnızca birkaç ay erteliyordu.

Ceketli ve kravatlı genç bir adamın siyah beyaz portresi
Leonard Thompson. Fotoğraf 1930 civarına aittir; Toronto Üniversitesi insülin koleksiyonundan. Fotoğraf: unknown c 1930 · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Leonard Thomson patient Insulin P10046 0001.jpg)

1921'in sonlarına doğru Leonard'ın durumu hızla kötüleşti. Aralık 1921'in başında Toronto Genel Hastanesi'ne kaldırıldığında 65 libre, yani 29 kilo civarındaydı. Kaynaklar onun için aynı ifadeyi kullanıyor: şeker komasına girmek üzereydi. Hastanenin şeker hastalığı uzmanı genç hekim Walter Campbell, babasından yeni ve denenmemiş bir ilacı oğluna vermek için izin aldı.

Gece ikide not edilen fikir

O ilacın hikâyesi bir yıl önce, Ontario'nun London kentinde başlamıştı. Frederick Banting, Birinci Dünya Savaşı'ndan dönmüş, London'da muayenehane açmaya çalışan genç bir cerrahtı. Geçimini sağlamak için yerel üniversitede yarı zamanlı ders veriyordu. Öğrencilerine pankreas üzerine bir ders hazırlarken okuduğu bir makale aklına bir fikir getirdi. 31 Ekim 1920 gecesi saat ikide uyandı ve fikrini kısa bir not olarak yazdı: köpeklerin pankreas kanalları bağlanacak, sindirim suyu üreten hücreler körelince geriye kalan adacık hücrelerinden şekeri düşüren salgı elde edilmeye çalışılacaktı. Banting'in araştırma deneyimi yok denecek kadar azdı; notunda hastalığın adını bile yanlış yazmıştı.

Banting fikrini Toronto Üniversitesi'nde, karbonhidrat metabolizması üzerine çalışan fizyoloji profesörü John Macleod'a götürdü. Macleod kuşkuluydu ama boş bir laboratuvarı, deney köpekleri ve yaz boyunca yardım edecek öğrencileri vardı. Anlatılana göre öğrencilerden Charles Best yazı turayı kazanarak Banting'in yanında çalışmaya başladı; Best bu hikâyeyi sonradan gazete uydurması diye anacaktı. Banting ve Best 17 Mayıs 1921'de çalışmaya başladı. Toronto'nun bunaltıcı yaz sıcağında köpekleri ameliyat ettiler, ölçümlerle boğuştular. 30 Temmuz'da pankreası alınmış, şeker hastası yapılmış bir köpeğe özüt enjekte ettiler ve kan şekerinin hızla düştüğünü gördüler.

Bir binanın çatısında yan yana duran iki adam ve önlerinde bir köpek
Frederick Banting ve Charles Best, Toronto Üniversitesi Tıp Binası'nın çatısında bir deney köpeğiyle. Fotoğraf Ağustos 1921'de Henry Mahon tarafından çekilmiştir; Thomas Fisher Nadir Kitaplar Kütüphanesi. Fotoğraf: Thomas Fisher Rare Book Library · CC BY 2.0, Wikimedia Commons (Photograph of F.G. Banting and C.H. Best with a dog on the roof of the Medical Building (12309019434).jpg)

Sonbaharda, mezbahalardan alınan taze ve soğutulmuş sığır pankreasından da aynı etkiyi elde edebildiklerini buldular. Ama özütleri düzensiz çalışıyordu. Banting'in isteğiyle Aralık 1921'de ekibe biyokimyacı James Collip katıldı. Aynı ay Banting ve Best sonuçlarını Amerikan Fizyoloji Derneği'nde anlattı; dinleyiciler arasındaki deneyimli uzmanlar onları sert biçimde eleştirdi. Ekip yine de Ocak 1922'de özütü bir insanda denemeye karar verdi.

Masalar ve cam deney malzemeleriyle dolu eski bir laboratuvar odası
Banting ve Best'in çalıştığı eski Tıp Binası'ndaki 221 numaralı laboratuvar. Fotoğraf Nisan 1929'a aittir; Thomas Fisher Nadir Kitaplar Kütüphanesi. Fotoğraf: Thomas Fisher Rare Book Library · CC BY 2.0, Wikimedia Commons (Photography of laboratory 221 (12308574505).jpg)

11 Ocak 1922: ilk iğne

Leonard'a yapılan ilk enjeksiyon kan şekerini dörtte bir kadar düşürdü ama bu, ölmek üzere olan bir çocuğu kurtarmaya yetmezdi. İdrardaki şeker ve vücudun açlıkta ürettiği zararlı asitler, yani ketonlar, yerinde duruyordu. Üstelik özüt saf değildi; iğnenin yapıldığı yerde apse oluştu. Doktorlar enjeksiyonlara devam etmedi. Sonradan konuyu yıllarca inceleyen tarihçi Michael Bliss'in yazdığına göre herkes hayal kırıklığına uğramıştı. Deney başarısız sayıldı.

On iki gün

James Collip sonraki günlerde neredeyse hiç durmadan çalıştı. Özütü zehirli kalıntılardan temizleyen yeni bir arıtma yöntemi geliştirdi. Bu sırada ekibin içinde gerginlik tırmandı. Kaynaklara göre 17-24 Ocak arasında Collip, Banting ve Best'e yeni arıtma yöntemini paylaşmayacağını, belki ayrılıp patentini kendisi alacağını söyledi ve iki adam laboratuvarda kavgaya tutuştu. Bir meslektaşları sonradan Banting'i Collip'in üstüne oturmuş hâlde gösteren bir karikatür çizdi ve altına insülinin keşfi yazdı.

23 Ocak 1922'de Leonard'a Collip'in arıttığı özüt verilmeye başlandı. Bu kez sonuç çarpıcıydı. Kan şekeri bir gün içinde yaklaşık yüzde 77 düştü, idrardaki şeker azaldı, ketonlar kayboldu. Günlük enjeksiyonlarla geçen iki haftada çocuk toparlanmaya başladı. Bliss'in anlatımıyla ekip, tıpta çok büyük bir şeyin peşinde olduğunu o zaman anladı.

Mektuplar yağmaya başlıyor

Ekip, Leonard ve birkaç hastayla yaptığı ilk denemelerin raporunu 22 Mart 1922'de Kanada Tıp Derneği dergisinde yayımladı. 3 Mayıs 1922'de Macleod sonuçları Washington'daki Amerikan Hekimler Derneği toplantısında sundu. Maddenin adı, adacık anlamına gelen Latince kökten türetilerek ilk kez orada kullanıldı: insülin. Salondaki hekimler ekibi ayakta alkışladı. Leonard'ın iyileştiği duyulunca Banting'e ve Best'e dünyanın dört bir yanından, çocukları ölmek üzere olan ailelerden mektuplar gelmeye başladı.

Gelenlerden biri New Jersey'li Teddy Ryder'dı. Üç yaşında hastalanmış, günde 500-600 kalorilik diyetle yaşatılmıştı. 1922 baharında beş yaşındayken 26 libre, yani 12 kilo kadardı ve yardımsız yürüyemiyordu. 10 Temmuz 1922'de Toronto'da ilk insülin iğnesini yaptılar. İki haftada güç ve kilo kazandı, Ekim'de evine dönebilecek kadar iyileşti. Ertesi yıl kurşun kalemle büyük harflerle Banting'e bir mektup yazdı. Mektupta onu görmeye gelmesini istiyor, artık şişman bir çocuk olduğunu, kendini iyi hissettiğini ve ağaca tırmanabildiğini anlatıyordu.

Çok zayıf, küçük bir erkek çocuğun siyah beyaz fotoğrafı
Teddy Ryder, ilk insülin tedavisini aldığı günlerde. Fotoğraf Temmuz 1922'ye aittir. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Teddy Ryder 1922.jpg)
Sağlıklı görünen küçük bir erkek çocuğun siyah beyaz fotoğrafı
Teddy Ryder, tedaviden bir yıl sonra, altı yaşında. Fotoğraf Temmuz 1923'e aittir. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Theodore Ryde in 1923 at the age of six.jpg)

Elizabeth Hughes ise ABD Dışişleri Bakanı Charles Evans Hughes'un kızıydı. On bir yaşında hastalanmış, üç yıldır New Jersey'deki bir klinikte açlık diyetiyle yaşatılıyordu. Günde ortalama 800 kalori alıyordu; kilosu 34'ten 20 kiloya inmişti. 15 Ağustos 1922'de Toronto'ya getirildi ve Banting'in hastası oldu. İki haftada hızla toparlandı, günde 2.200-2.400 kalori yemeye başladı. O yıl Şükran Günü'nde evine döndü. Ömrü boyunca yaklaşık 42 bin kez insülin iğnesi yaptı, evlendi, üç çocuk büyüttü ve 1981'de 73 yaşında öldü.

Genç bir kadının siyah beyaz portresi
Elizabeth Hughes Gossett. Fotoğraf 1930 civarına aittir; ABD Kongre Kütüphanesi koleksiyonundan. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Elizabeth Hughes Gossett.jpg)

Bir dolarlık patent

Banting, Best ve Collip insülin patentini 1923'ün başında Toronto Üniversitesi'ne bir dolara devretti. Üniversite üretimi denetledi, ilaç şirketlerine lisans verdi; Eli Lilly şirketi bir yıllık ticari üretim hakkı aldı. 1922 baharında ekibe katılan kimyacı Peter Moloney'nin geliştirdiği arıtma yöntemi büyük miktarda üretimi mümkün kıldı. 1923'ün sonunda insülin dünyanın dört bir yanındaki hastalara ulaşıyordu.

Aynı yıl Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü, Banting ve Macleod'a verildi; bir buluşun ödül tarihindeki en hızlı ödüllendirilişlerinden biriydi. Banting, ödülü Best'in de alması gerektiğini söyledi ve para ödülünün yarısını onunla paylaştı. Macleod da kendi payının yarısını Collip'e verdi. Kimin neyi keşfettiği tartışması yıllarca sürdü. Bliss'e göre bugün daha yaygın kabul gören görüş, insülinin tek bir adamın değil, bir ekibin buluşu olduğu.

Leonard'ın on üç yılı

Leonard Thompson Mayıs 1922'de hastaneden taburcu oldu; Ekim 1922'den sonra düzenli insülin tedavisine geçti. Açlıktan ölmesi beklenen çocuk on üç yıl daha yaşadı. 20 Nisan 1935'te, 26 yaşında zatürreden öldü. Kaynaklar ölümünü şeker hastalığının yol açtığı bir komplikasyon olarak anıyor. İnsülin onu iyileştirmemişti; şeker hastalığının bugün de tam bir tedavisi yok. Ama insülin, teşhisi ölüm hükmü olmaktan çıkarmıştı.

Teddy Ryder ise 71 yıl daha yaşadı. Cornell Üniversitesi'ni bitirdi, Connecticut'ın Hartford kentinde kütüphaneci oldu. 1990'da Toronto Üniversitesi'nin insülin sergisini ziyaret etti. 1993'te 76 yaşında kalp yetmezliğinden öldü. Frederick Banting 1934'te şövalye unvanı aldı. Şubat 1941'de bindiği askerî uçak Newfoundland'da düştü; Banting ertesi gün, 21 Şubat'ta yaralarından öldü.

Bugün

Banting'in o gece uyandığı London'daki ev, Adelaide Caddesi 442 numara, Kanada Diyabet Derneği tarafından 1981'de satın alındı, 1984'te müze oldu ve 1997'de Kanada'nın Ulusal Tarihî Yerleri arasına girdi. Bahçesinde, Temmuz 1989'da Kraliçe Anne'nin yaktığı Umut Ateşi yanıyor; ateş, şeker hastalığına bir gün tam bir çare bulunacağı umudunu simgeliyor. Keşfin 100. yılı olan 2021'de Kanada bir posta pulu ve iki dolarlık bir hatıra parası çıkardı.

Ağaçların arasında iki katlı tuğla bir ev
London'daki Banting Evi, Adelaide Caddesi 442. Fotoğraf 2017 yılına aittir. Fotoğraf: Adam Bishop · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Banting House London Ontario 3.jpg)
Taş bir kaide üstünde yanan küçük bir alev
Banting Evi'nin bahçesindeki Umut Ateşi anıtı. Fotoğraf 2017 yılına aittir. Fotoğraf: Adam Bishop · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Flame of Hope Banting House.jpg)

Leonard Thompson'ın adı ders kitaplarında çoğu zaman tek bir cümlede geçer: insülin verilen ilk hasta. Oysa o cümlenin arkasında, açlıkla günlerini sayan bir çocuk, oğlu için bilinmeyen bir ilaca imza atan bir baba ve ilk denemenin başarısızlığından sonra on iki gün durmadan çalışan bir ekip var. Bugün dünyada milyonlarca insan, o koğuşta başlayan iğnelerle yaşıyor.

Kaynaklar

  • Michael Bliss, "The Discovery of Insulin", The Canadian Encyclopedia (son düzenleme 8 Kasım 2023)
  • "Leonard Thompson (diabetic)", "Frederick Banting", "James Collip", "Charles Best (medical scientist)", "Elizabeth Hughes Gossett", "Banting House National Historic Site of Canada", Vikipedi (İngilizce)
  • "Leonard Thompson" ve "Ted 'Teddy' Ryder (1916-1993)", Royal Canadian Institute for Science, 100 Lives
  • "Leonard Thompson 1908-1935", Science Museum Group koleksiyonu
  • "This week marks the centenary of the first insulin dose", Diabetes Research & Wellness Foundation
  • "The First Insulin Injection as a Treatment for Diabetes", Origins (Ohio State Üniversitesi)
  • "Walter Campbell: more than a footnote", Hektoen International, 2017; Riedlinger, Giustini ve Hursh, Toronto Hasta Çocuklar Hastanesi'nde insülin üzerine yazı, Hektoen International, 2018
  • Hikâyedeki kişiler gerçek adlarıyla anılmıştır. İngilizce sözler tırnak kullanılmadan, özetlenerek Türkçeye aktarıldı. Kaynaklar çelişiyor: Leonard'ın ilk iğnedeki yaşı (doğum tarihine ve Bliss'e göre 13, çoğu kaynakta 14), hastaneye yatış tarihi (Aralık 1921 başı ya da 11 Ocak 1922), ilk dozun miktarı (her kalçaya 7,5 ml ya da toplam 15 ml), taburcu olması (Mayıs 1922 ya da üç ay sonra), ölüm yaşı (26 ya da 27); Elizabeth Hughes'un ilk iğne günü (15, 16 ya da 17 Ağustos 1922) ve yaşı (14 ya da 15); Teddy Ryder'ın kilosu (26 ya da 27 libre) ve ölüm yaşı (76 ya da 77); Best'in yazı tura hikâyesi.

Zor Gün Dostu

Bu yazarın bütün yazıları

İlgili yazılar