İzmir Depreminde 91 Saat Sonra Gelen Ses "Ben Ayda, İyiyim"
30 Ekim 2020'de İzmir'de çöken Rıza Bey Apartmanı'nın mutfağında üç yaşındaki Ayda Gezgin dört gün bekledi. Babası beş gün enkazın başından ayrılmadı. Depremin 91. saatinde bir kurtarma görevlisi bir ses duydu; Ayda kurtuldu, annesi Fidan Keskin Gezgin kurtulamadı.
30 Ekim 2020 öğleden sonra İzmir'in Bayraklı ilçesinde sekiz katlı bir apartman çöker. Enkazın mutfak tarafında üç yaşında bir kız çocuğu kalır. Dört gün boyunca dışarıdaki kimse onun sesini duymaz. Depremin 91. saatinde bir kurtarma görevlisi bir ağlama sesi işitir, herkese susmasını söyler ve seslenir. Gelen cevap kısa olur: "Ben Ayda, iyiyim."
Cuma, 14.51
Deprem 30 Ekim 2020 Cuma günü saat 14.51'de olur. Merkez üssü Ege Denizi'nde, Seferihisar açıklarında, Yunanistan'ın Sisam Adası yakınındadır. Büyüklüğü AFAD'a göre 6,6'dır; Kandilli Rasathanesi 6,9, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu 7,0 olarak ölçer. Sarsıntı en ağır hasarı İzmir'in Bayraklı ve Bornova ilçelerinde bırakır.

O saatte Gezgin ailesi dağınıktır. Baba Uğur Gezgin iş yerindedir. Sekiz yaşındaki oğlu Atakan okuldadır. Evde, Bayraklı'daki Rıza Bey Apartmanı'nda, 38 yaşındaki anne Fidan Keskin Gezgin ile üç yaşındaki kızı Ayda vardır.
Uğur Gezgin o dakikaları üç yıl sonra Demirören Haber Ajansı'na şöyle anlatacaktır: "Deprem olduğunda iş yerindeydim... Tek amacım; eve ulaşabilmekti. Kimse cevap vermedi." Eve vardığında apartman yoktur; sekiz kat üst üste yığılmıştır.
Enkazın başında beş gün
Rıza Bey Apartmanı, İzmir depreminde en çok can kaybının yaşandığı binadır. Kaynaklarda binada ölenlerin sayısı 36 ya da 37 olarak geçer. Aynı ilçede Emrah Apartmanı ve Doğanlar Apartmanı da yıkılmıştır. Enkazların başına AFAD, itfaiye, belediyelerin arama kurtarma ekipleri, gönüllüler ve yakınlarını bekleyen aileler toplanır.

Uğur Gezgin beş gün boyunca enkazın başından ayrılmaz. Sonradan anlattığına göre bu beş günü ailesiyle ve kurtarma ekipleriyle birlikte, enkazın önünde bekleyerek geçirir.
Gece gündüz süren çalışmada enkazdan sağ çıkanlar olur. 2 Kasım'da, depremin 65. saatinde, Doğanlar Apartmanı'ndan üç yaşındaki Elif Perinçek sağ çıkarılır. Elif'in annesi ve ikiz ablaları bir gün önce kurtarılmış, yedi yaşındaki ağabeyi ise hayatını kaybetmiştir. Rıza Bey Apartmanı'nın önünde bekleyenler için bu haber hem bir umut hem de bir zamanlayıcıdır; saatler geçtikçe umut daralır.
Fırının yanındaki boşluk
Ayda ile annesi enkazın altında bir süre konuşur. Bunu sonradan babası anlatır: Fidan Gezgin kızını sakinleştirmek için ona şöyle demiştir: "Baban bizi gelip kurtaracak merak etme." Uğur Gezgin'in aktardığına göre Ayda da annesine sorular sorar; kurtarıcılar onları tedavi edecek mi, babası annesini de kurtaracak mı.
Ayda mutfaktadır. Kurtarma ekipleri onu bulduklarında bir "yaşam üçgeni"nin içinde olduğunu söyler. Bu üçgeni oluşturan eşyalar haberlerde farklı anlatılır: Cumhuriyet fırın ile dolabı yazar; başka haberlerde çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve mutfak tezgâhı geçer. Ortak olan, çöken tavanın küçük bir çocuğun sığacağı kadar bir boşluk bırakmış olmasıdır.
91. saat
3 Kasım Salı sabahı, depremin 91. saatinde, enkazın üzerinde Kadıköy Belediyesi arama kurtarma ekibinden Nusret Aksoy çalışmaktadır. Bir ses duyar. Cumhuriyet'e anlattığına göre ilk duyduğu bir çığlıktır. Alanda sessizlik sağlanır, ekip dinlemeye başlar. Aksoy seslenir; aşağıdan bir çocuk sesi gelir: "Ben Ayda iyiyim." Aksoy, iyiyse elini sallamasını ister. Ayda elini kaldırır ve sallar.
Çıkarma çalışmasına AFAD, Kadıköy ekibi, JAK ve İHH ekipleri katılır. İHH ekibinden Ahmet Çelik çocuğun ilk isteğini şöyle anlatır: "Su istedi. Çok susamıştı." Karnının aç olup olmadığını sorduğunda Ayda'nın yalnızca ayran istediğini söyler. Sağlık ekibi UMKE'den Semih Tufan ilk tıbbi müdahaleyi yapar.
Ayda sedyeye yatırıldığında ağzından çıkan ilk kelime "Anne" olur. Polis eskortuyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürülür. Cumhuriyet'in haberine göre o, İzmir depreminde enkazdan sağ çıkarılan 107. kişidir.
Ayda çıkarıldıktan sonra ekipler annesine ulaşır. Fidan Keskin Gezgin hayatını kaybetmiştir.
Bir yanda yoğun bakım, bir yanda mezarlık
Ertesi gün, 4 Kasım'da, Fidan Gezgin Bornova'daki Hacılarkırı Mezarlığı'nda toprağa verilir. Cenazede Uğur Gezgin, oğlu Atakan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger vardır. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre baba, cenaze namazında oğluna annesine veda etmesini söyler; Atakan tabuta dokunarak annesiyle vedalaşır.
Uğur Gezgin aynı gün bir çağrı yapar: binalar denetlensin. Binada betonun kalitesiz olduğunu, bunun can meselesi olduğunu söyler. Kızı için verdiği haber ise umutludur: Ayda yoğun bakımdadır ama hayati organlarında bir sorun yoktur.
Ayda'nın tedavisi Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde sürer. Onu ziyaret edenler arasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da vardır.

Çıplak ayaklar
Ayda 7 Kasım'da taburcu edilir. Hastaneden babasının kucağında, ayakları çıplak ve üzerine bir ceket örtülü olarak çıkar. Görüntü sosyal medyada eleştirilir; çocuğun neden çorapsız, ayakkabısız çıkarıldığı sorulur.
Uğur Gezgin Hürriyet'e kısa bir cevap verir: "Kızımı kucaklamak istedim, sarılmak istedim. Hepsi bu." Sonraki röportajlarda bir ayrıntı daha ekler: Ayda'nın ayakları yaralıdır, bir şey giydirmek onu acıtmaktadır; babası da onu sıkıca sarıp öyle götürmüştür.
Taburcu olduktan sonra Ayda bir akrabanın evine götürülür. Ailenin önünde artık başka işler vardır. Uğur Gezgin bunları sıralar: önce kalacak bir ev bulmak, sonra çocuklar için psikolojik tedaviye başlamak, ancak ondan sonra normal hayata dönmeyi denemek. 16 Kasım'da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ayda'yı evinde ziyaret eder.

Üç kişilik bir aile
Bir yıl sonra, Ekim 2021'de, Uğur Gezgin İhlas Haber Ajansı'na geçen yılı anlatır. Artık üç kişidirler ve birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar. İki çocuk da psikolojik destek almaya devam eder.
Ayda'nın ilk aylarda karanlıktan korktuğunu, bunu büyük ölçüde atlattığını söyler. Bazı izler sürer: yüksek sesli makinelerin gürültüsü onu tedirgin eder, zaman zaman annesini sorar ve özler. Ama okulunu, arkadaşlarını ve öğretmenlerini sever.
Aynı röportajda baba başka bir şeye de kızar: deprem bilincinin artmadığına, depremden sonra İzmir'de konut fiyatlarının fırsatçılıkla yükselmesine. Kendi hesabına göre 600-700 bin liralık evler 1,5 milyon liraya çıkmıştır; depremzedelere kiralık ev bulmak bile zorlaşmıştır.
O ay Bornova Belediyesi, Atatürk Mahallesi'nde yapılan Barış Parkı'na Fidan Keskin Gezgin'in adını verir. Açılışta Vali Yavuz Selim Köşger, Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ ve Atakan birlikte fidan diker. Uğur Gezgin Sözcü'ye şunları söyler: "Keşke Ayda'yı burada eşimle beraber parkta oynatsaydık. Ayda şimdi daha iyi. Travmayı atlattığını düşünüyoruz. Ayda doktor olmak istiyor." Bir de şunu ekler: "Eşimin adını olabildiğince yaşatmak istiyoruz."
Yardım geri dönüyor
Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremler on ili yıkar. Uğur Gezgin bu kez yardım toplayanların arasındadır. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği'nin (İZDEDA) çalışmasında yer alır; dernek deprem bölgesine bir tır dolusu malzeme gönderir, ikincisini hazırlar.
Hürriyet'e anlattığına göre İzmir depreminde kendilerine yardım edenlerle hâlâ görüşmektedir; o gün aldıkları yardım şimdi onlara gitmektedir. Bölgeye kendisi gidemez; çocuklarını bırakacak kimsesi yoktur. Bu yüzden İzmir'den malzeme toplamayı sürdürür.
Annesinin adını taşıyan park
Depremin üçüncü yılında, 30 Ekim 2023'te, Demirören Haber Ajansı muhabiri Ayda'yı annesinin adının verildiği parkta görüntüler. Ayda altı yaşındadır; babası ve ağabeyiyle birlikte salıncağa biner, oynar. Uğur Gezgin, fırsat buldukça çocukları bu parka getirdiğini söyler: "Belli acılar külleniyor. Çocukların sağlığı ve okul yaşantıları ile ilgileniyoruz."
Rıza Bey Apartmanı'nın yıkılmasıyla ilgili dava ise sürmektedir. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde önce dokuz sanıkla açılan dava, birleştirmelerle on beş sanığa ulaşır; suçlama "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak"tır. Sözcü'nün haberine göre tutuklu kalan son iki sanık, binanın müteahhidi Hasan Hüseyin Özkan ve mimar Ali Serdar Bayram, 13 Ekim 2023'te tahliye edilir. Uğur Gezgin, sorumluluğu kabul etmeyen mimar ve mühendislerin yargılandığı davaları takip ettiğini söyler.
Dört gün enkazın altında kalan üç yaşındaki bir çocuk, İzmir depreminin en çok hatırlanan yüzü olur. Ama bu hikâyenin bir de öbür yarısı vardır: enkazın başında beş gün bekleyen bir baba, annesinin tabutuna dokunarak veda eden sekiz yaşında bir çocuk ve "binaları denetleyin" diyen bir ses. Ayda'yı enkazdan çıkaran şey bir mutfakta kalan küçük bir boşluktu; annesini ve otuzu aşkın komşusunu kurtaramayan şey ise o binanın kendisiydi.
Kaynaklar
- "İzmir'de 91 saatte gelen mucize", Cumhuriyet, 3 Kasım 2020
- "İzmir'de 91 saat sonra mucize: Ayda bebek yaralı olarak kurtarıldı", Karar, 3 Kasım 2020
- "İzmir'de 65 saat sonra 3 yaşındaki Elif enkazdan sağ çıkarıldı", Cumhuriyet, 2 Kasım 2020
- "Ayda'nın annesi son yolculuğuna uğurlandı", Anadolu Ajansı (NTV), 4 Kasım 2020
- "İzmir depremi geride hüzün ve mucize bıraktı", BirGün, Kasım 2020
- "91 saat sonra enkazdan kurtarılan Ayda bebek taburcu oldu", A Spor, 8 Kasım 2020
- "Hastaneden taburcu oluşu eleştirilen Ayda'nın babasından tepkilere yanıt", Hürriyet (CNN Türk), 9 Kasım 2020
- "İçişleri Bakanı Soylu, Ayda'yı ziyaret etti", Demirören Haber Ajansı (CNN Türk), 16 Kasım 2020
- "Mucize bebek Ayda'nın annesinin enkaz altındaki sözleri yürek yaktı", Vatan, 18 Kasım 2020; En Son Haber
- "İzmir depreminin simge ismi Ayda'nın buruk sevinci", Sözcü, 27 Ekim 2021
- "İzmir depreminin simge isimlerinden Ayda'nın babası, geçen 1 yılı anlattı", İhlas Haber Ajansı (Cumhuriyet), 30 Ekim 2021
- "Ayda bebeğin babasından depremzedelere yardım", Hürriyet, Şubat 2023
- "36 kişinin öldüğü Rıza Bey Apartmanı davasında tutuklu kalmadı", Sözcü, Ekim 2023
- "Enkazdan sağ çıkan Ayda Gezgin, annesinin adının verildiği parkta oyun oynuyor", Demirören Haber Ajansı (Haberler.com), 30 Ekim 2023
- "2020 Ege Denizi depremi", Vikipedi (deprem saati, büyüklük ve kayıp sayıları için başlangıç noktası)
- Hikâyede yalnızca adlarıyla basına konuşan ya da aileleri tarafından adlarıyla anılan Gezgin ailesi, Elif Perinçek, kurtarma görevlileri Nusret Aksoy, Ahmet Çelik ve Semih Tufan ile kamu görevlilerinin ve davanın sanıklarının adları kullanılmıştır. Ayda'nın yaşı bazı haberlerde 4 olarak geçer; kurtarıldığında 3 yaşındaydı.
