Şirinyer'de askıda ekmek kuyruğu
İzmir Buca'nın Şirinyer semtinde bir fırının önündeki askıda ekmek kuyruğu 2020, 2022 ve 2024'te üç kez gazetelere yansıdı: salgında on ekmek için sıraya tekrar giren teyze, günlüğü faturaya yetmeyen işçi, maaşı ekmeğe zor yeten emekliler.
İzmir'in Buca ilçesine bağlı Şirinyer, şehrin en işlek semtlerinden biridir. Tren istasyonu ve hipodromuyla, önünden her gün binlerce insanın geçtiği bir semttir. Bu semtte bir fırının önünde, yıllardır bir kuyruk oluşur. Sıradakiler ekmek satın almaya gelmemiştir. Başkalarının parasını önceden ödediği, "askıda" bekleyen ekmeği almaya gelmişlerdir. Bu kuyruk 2020'de, 2022'de ve 2024'te üç ayrı kez gazetelere yansıdı.
Bir okur mektubu

Mayıs 2020. Türkiye koronavirüs salgınının üçüncü ayındadır. Akşamları televizyonlarda enfeksiyon hastalıkları uzmanları, diyetisyenler, beslenme uzmanları konuşur; bağışıklığı güçlü tutmak için nasıl beslenmek gerektiğini anlatırlar.
Gazeteci Uğur Dündar, Sözcü'deki köşesinde bir sabahı anlatır. Televizyonda bir diyetisyen sağlıklı beslenmek için ekmekten uzak durmak gerektiğini söylerken, o da okurlarından gelen e-postaları okumaktadır. Bunlardan biri, "hocamız" diye andığı Oktay Gökdemir'den gelmiştir. Konusu askıda ekmektir.
Gökdemir'in yazdığına göre Şirinyer'de bir fırın askıda ekmek uygulaması başlatmıştır. Mesajda fırının adı geçmez. Fırında iki camekân vardır. Biri normal satış içindir. Yan taraftaki ikinci camekân ise müşterilerin bıraktığı ekmeklerle dolar: ekmeğini parasıyla alan biri "iki tane de askıya at" der, o iki ekmek ikinci camekâna gider. İhtiyacı olan oradan ücretsiz alır.
Saat on bir, kaldırımda
Gökdemir bir sabah, saat on bir sularında fırının önünden geçer ve kuyruğu görür. Sırada yaşlılar, gençler, emekliler, işsizler vardır. Ellerinde torbalar tutarlar; belli ki birkaç ekmekle dönmeyeceklerdir. Salgın sürmektedir ama kuyrukta ne sosyal mesafe vardır ne maske.

Kuyruktaki bir teyzeye kaç ekmek aldığını sorar. Teyze iki tane aldığını söyler. Fırıncı, ilk gelişte herkese iki ekmek vermektedir. Ama teyzenin evinin günlük ihtiyacı on ekmektir. Bu yüzden iki ekmeği alınca yeniden sıranın sonuna geçer, on ekmeği tamamlayana kadar kuyrukta kalır.
Ne kadar beklediğini sorduğunda teyzenin cevabı kısadır: "Bazen bir saat, bazen de iki üç saat." Mayıs sıcağında, bazen itişip kakışarak, bazen tartışarak beklenen saatlerdir bunlar. Gökdemir mektubunu, bu insanların öncelikli derdinin karınlarını doyurmak olduğunu yazarak bitirir.
Dündar mektubu 23 Mayıs 2020'de, bayram öncesinde yayımlar. Yazısının sonunda okurlarını, bayramı askıdaki faturaların, askıdaki veresiye defterlerinin ve askıdaki ekmeklerin sayısını azaltmak için bir iyilik yarışıyla geçirmeye çağırır.
2022 kışı: zamlar art arda gelir
Aradan bir buçuk yıldan fazla zaman geçer. 2022'nin başında elektriğe, doğal gaza ve gıdaya art arda zamlar gelir. TÜİK'in 3 Şubat'ta açıkladığı verilere göre tüketici fiyatları ocakta bir ayda yüzde 11,10, bir yılda yüzde 48,69 artmıştır; bu, Nisan 2002'den beri görülen en yüksek orandır. Ocak ayında en çok zamlanan kalem elektriktir: yüzde 69,97. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 55,61'dir.
Bu rakamlar Şirinyer'deki kuyruğa da yansır.
Sabah sekizden akşam yedi buçuğa

Şubat 2022'de ANKA Haber Ajansı muhabirleri Şirinyer'deki askıda ekmek kuyruğuna gider. Haber 20 Şubat'ta Cumhuriyet'te yayımlanır. Kuyrukta bekleyenler adlarını vermez, ama anlattıkları bir mahallenin o kışını özetler.
Biri kuyruğun saatlerini anlatır: onlarca insan her gün, sabah sekizden akşam yedi buçuğa kadar burada ekmek almak için dikilmektedir. Hayırseverler 200-300 lira bırakmakta, bu parayla ekmek dağıtılmaktadır. Kendisi az da olsa bir şeyler kazandığını söyler, ama sıradakilerin bir kısmının hiçbir geliri yoktur. Evi, yeri, yurdu olmayanlar da bu kuyruktadır.
Bir başkası iş aradığını anlatır. Gittiği yerlerde kapıdan çevrildiğini, kimsenin iş vermediğini söyler. Haberin başlığına da onun sözü çıkacaktır: "İşim olsa gelip buradan ekmek almam."
Kuyrukta bir de inşaatlarda gündelik çalışan bir adam vardır. Günlüğü 110 liradır. Verirlerse iki ekmek alıp gittiğini söyler. Evine son gelen elektrik faturası 550, su faturası 300 liradır. Bir günlük yevmiyesi, elektrik faturasının beşte birine ancak yetmektedir. Sözünü şöyle bitirir: "Yapacak bir şey var mı, yok."
Fırıncının sözü
Fırıncı Edip Velioğlu da muhabirlere konuşur. Askıda ekmek uygulamasını yaklaşık beş yıldır sürdürdüklerini, Buca Belediyesi'nden de destek aldıklarını söyler. Bu, 2020'de Gökdemir'in gördüğü fırınla aynı fırın olabilir; ama iki haber de bunu açıkça yazmaz.
Velioğlu'na göre bu bir aile geleneğidir. Dedelerinden, babalarından ihtiyaç sahibinin fırından ekmeksiz çevrilmeyeceğini öğrendiklerini anlatır. Şirinyer'in herkesin uğrak noktası olduğunu, önünden her kesimden insanın geçtiğini söyler. Kuyruğu görenler yardım etmek ister. Bazı müşteriler kendine iki ekmek alıp para üstünü askıya bırakır. Bazı hayırseverler 100-200 lira bırakır. Fırın da kendinden ekler.
Velioğlu kendilerini yalnızca bir aracı olarak görür: bağışın, verenin aklında soru bırakmadan ve alanı kırmadan yerine ulaşmasına çalıştıklarını söyler. Kaç ekmek verdiklerinin hesabını tutmazlar; bereketi kaçmasın diye. Fırına gelen hiçbir ihtiyaç sahibini ekmeksiz göndermediklerini söyler.
Kuyruğun uzunluğunu da kalabalık bir semtte olmalarına bağlar. Ona göre sırada en fazla bir buçuk saat beklenmektedir, cuma günleri yarım saat. Bağış gelir gelmez ekmekler dağıtılır.
İki buçuk yıl sonra Şirinyer

Kasım 2024. BirGün gazetesinin Ege muhabirleri Şirinyer'deki askıda ekmek kuyruğuna gider. Haber 17 Kasım'da "Askıda ekmek kuyrukları uzuyor" başlığıyla yayımlanır. Kuyruk artık günün hemen her saatinde vardır ve çoğunluğu emeklilerdir.
Yıllardır emekli maaşıyla geçindiğini söyleyen biri, eskiden maaşla en azından sebze ve meyve alabildiklerini anlatır. Artık sebzeyi, meyveyi bırakın, ekmek almak bile dert olmuştur. Ekmeğini genellikle buradan aldığını, onlarca kişinin sabah sekizden akşam sekize kadar burada beklediğini söyler. 2022'de kuyruktakiler akşam yedi buçuk demişti; şimdi akşam sekiz deniyor.
Aylardır iş aradığını anlatan bir başkası kirada oturmaktadır ve hiçbir geliri yoktur. En azından bu fırın sayesinde ekmeğini alabildiğini söyler.
Kuyrukta bir de başka ilçeden gelen biri vardır. Konak'a bağlı Eşrefpaşa'dan, askıda ekmek için Şirinyer'e kadar gelmiştir. Beş çocuğu vardır. Bir ekmeğin 10 lira olduğunu söyler. Kuyruğu bir cümleyle açıklar: aç olmasalar burada ne işleri olacaktır?
Kuyruğun anlattığı
Askıda ekmek, Anadolu'da eskiden beri bilinen bir dayanışma biçimidir. Ekmek alan, kendi ekmeğinin yanında bir ya da birkaç ekmeğin parasını daha öder. Fırıncı o ekmeği gelip isteyene verir. Veren, alanın kim olduğunu bilmez; alan da kimin verdiğini.
Şirinyer'deki kuyruk dört buçuk yıl içinde üç kez gazetelere yansıdı ve her haberde kuyruğun uzadığı yazıldı. 2020'de salgın içinde on ekmeği tamamlamak için sıraya tekrar giren bir teyze vardı. 2022'de günlüğü elektrik faturasına yetmeyen bir inşaat işçisi. 2024'te maaşı ekmeğe zor yeten emekliler ve beş çocuğuyla başka ilçeden gelen bir baba.
Kuyrukta bekleyenlerin hiçbiri adını vermedi. Adı haberlere geçen tek kişi, ekmeği veren fırıncıydı. Bir de onun, kendisinden önceki kuşaklardan öğrendiğini söylediği kural: fırına gelen, ekmeksiz geri çevrilmez.
Kaynaklar
- Uğur Dündar, "Askıda ekmek kuyruğu!..", Sözcü, 23 Mayıs 2020 (Oktay Gökdemir'in okur mektubu)
- "Bu da askıda ekmek kuyruğu... 'İşim olsa gelip buradan almam'", Cumhuriyet / ANKA, 20 Şubat 2022
- "Askıda ekmek kuyrukları uzuyor", BirGün (BirGün Ege), 17 Kasım 2024
- "Enflasyon yüzde 48'i aştı", Bloomberg HT, 3 Şubat 2022
- "Ocak ayının zam şampiyonu şaşırtmadı: Elektrikte yüzde 69,97 artış oldu", Karar, 3 Şubat 2022