Babası Öğretmendi, Kendisi Okula Gidemedi ve 70 Yaşında Okuma Yazma Öğrendi
Artvin'in uzak bir dağ köyünde okulsuz büyüyen, eşini kaybedince Gaziantep'e taşınan 70 yaşındaki kadın, asansör düğmelerini ve otobüs tabelalarını okuyamıyordu. Altı aylık bir kursun sonunda telefonuna gelen mesajları kendisi okuyor.
Gaziantep, 2026 yazı. Yetmiş yaşındaki Emine Hanım, telefonuna gelen bir mesajı açıyor ve kimseden yardım istemeden okuyor. Altı ay önce bunu yapamıyordu. Hayatı boyunca asansörde hangi düğmeye basacağını, hangi otobüse bineceğini, hastanede hangi kapıdan gireceğini hep birine sormak zorunda kalmıştı. Babası öğretmendi; ama onun köyüne okul hiç ulaşmamıştı.
Okulsuz bir dağ köyü

Emine Hanım, Artvin'in dağlık, uzak bir köyünde doğar. En yakın okul köye çok uzaktır; o yıllarda oraya gidip gelmek bir çocuk için mümkün değildir. Okula hiç başlayamaz.
İşin acı tarafı, babasının bir öğretmen olmasıdır. Yıllar sonra bunu şöyle anlatacaktır: "Okusaydım öğretmen olmak isterdim. Benim babam da öğretmendi."
Okuma yazma bilmeden büyür, evlenir, ömrünün büyük kısmını Artvin'de geçirir.
Büyük şehirde okunmayan tabelalar

İki yıl önce eşini kaybeder. Yalnız kalınca kızlarının yanına, Gaziantep'e taşınır. Köyden gelen yetmiş yaşındaki bir kadın için büyük şehir, okunmayan işaretlerle dolu bir yerdir.
Apartmanda asansöre tek başına binemez; düğmelerdeki rakamları okuyamaz. Otobüslerin tabelalarını okuyamadığı için şehirde tek başına dolaşamaz. Hastaneye gitmesi gerektiğinde mutlaka birinin yanında olması gerekir.
Kızlarının ısrarı
Kızları annelerini cesaretlendirir. Şehitkamil Kaymakamlığı'na bağlı Hürriyet Sosyal Dayanışma Merkezi'nde (SODAM) yetişkinler için okuma yazma kursu açılmaktadır. Merkez 2022'de 70 kursiyerle başlamış, kursiyer sayısı 290'a ulaşmıştır. Sınıflarda 15 yaşından 78 yaşına kadar kadınlar vardır.
Emine Hanım, yetmiş yaşında kursa yazılır.
Altı ay
Kurs altı ay sürer. Okuma yazma usta öğreticisi Nesrin Yaylacık, harfleri, heceleri, kelimeleri tek tek öğretir. Emine Hanım derslere düzenli devam eder.
Altı ayın sonunda Yaylacık'a göre öğrencisi bir ilkokul birinci sınıf öğrencisinin okuma düzeyine ulaşmıştır. Yetmiş yaşında birinin bu düzeye altı ayda gelmesi, düzenli devamın sonucudur.
İlk mesaj
Bugün Emine Hanım telefonuna gelen mesajları kendisi okuyor. İhtiyaçlarını bir kâğıda yazabiliyor. Asansöre tek başına biniyor, otobüslerin tabelalarını okuyor, hastaneye kendisi gidebiliyor.
Duygularını tek bir cümleyle anlatıyor: "Hayallerimi gerçekleştirdim, okuma-yazma öğrendim."
Sınıftaki öteki kadınlar
Emine Hanım merkezdeki tek hikâye değildir. Proje koordinatörü Duygu İspir'e göre merkezde kadınlar yalnız okuma yazma değil, meslek de öğreniyor; bir önceki yıl kursu bitiren altı kadın bir işe girmiştir. 2022'de 70 kişiyle başlayan merkez, dört yılda dört kat büyümüştür.
Türkiye'de, özellikle köylerde okula gönderilmeyen yaşlı kadınlar arasında okuma yazma bilmeyenlerin oranı hâlâ yüksek. Halk eğitim merkezleri, belediyeler ve sosyal dayanışma merkezleri her yıl binlerce yetişkine okuma yazma öğretiyor.
Geriye kalan
Emine Hanım'ın hikâyesi, okumanın yaşı olmadığını gösteriyor. Babası öğretmen olan ama okula gidemeyen bir kız çocuğu, yetmiş yıl sonra bir sınıfa oturdu. Okuduğu ilk kelimeler büyük kitaplar değil; asansör düğmeleri, otobüs tabelaları ve telefonuna gelen mesajlar. Ama onun için bunlar, bir başkasına muhtaç olmadan yaşamak demek.
Ailenizde okuma yazma bilmeyen bir büyüğünüz varsa, yakınınızdaki halk eğitim merkezine ya da sosyal dayanışma merkezine sormak bir başlangıç olabilir.
Kaynaklar
- "70'inde okuma-yazma öğrendi", DHA (Nuray Uzatmaz, Ahmet Atmaca), 7 Temmuz 2026
- "Kimse öğrenebileceğini düşünmüyordu: 70 yaşında okuma yazma öğrendi, hayalini gerçekleştirdi", gzt.com, 7 Temmuz 2026
- "Okumanın yaşı olmadığını kanıtladı", gzt.com, Temmuz 2026
- Hikâyedeki kursiyerin adı değiştirilmiştir.
